Çağımızın Teknoloji Hastalığı: Hikikomori

Japonya günümüzün en büyük teknoloji ülkelerinden biri olma özelliği taşıyor. Teknolojik gelişmelerin göbeği diyebileceğimiz Japonya’da gençler ve yetişkinler de bu gelişmelerden kendi paylarına düşeni alıyorlar. Kimi sosyal ve ekonomik durumuna göre daha çok etkileniyor bu teknoloji cennetinden kimi ise daha az. Japonya’nın kültürel ve teknolojik yapısı gün geçtikçe farklı akımlarına ev sahipliği yaparken, bu akımların fazla etkisinde kalınınca durum hastalık boyutuna ulaşabiliyor. Hikikomori de işte bu yeni nesil hastalıklardan biri
‘’Teknolojik hastalık’’ kategorisinde yer alan hikikomori nedir ne değildir? Nasıl ortaya çıkar gelin birlikte inceleyelim.
Bir tür sosyal uyumsuzluk, ağır depresyon olarak adlandırılan Hikikomori Japonca ‘da ‘’inzivaya çekilmek’’ anlamına geliyor. Bu rahatsızlık ilk başta ‘’okula gitmeyi reddetmek’’ olarak ortaya çıkıyor daha sonradan kişinin kendini odasına kapatıp aylarca manga okuyup, anime izleyerek ve bilgisayarına yapışık halde kalmasıyla sonuçlanıyor. Ama durum sadece bununla sınırlı kalmıyor elbette aylarca kimseyle konuşmayan odasından dışarı zaruri ihtiyaçları dışında çıkmayan, yemek verilmedikçe bu ihtiyacı hissetmeyen hikikomoriler yaşamsal faaliyetlerini sürekli sınırlandırarak bir kaosun içine sürükleniyorlar. Eğer tedavi almazlarsa da hastalık ileri boyutlara ulaşıyor ve kişinin saldırganlaşma ve hayatına son verme ihtimali daha da artıyor
Japonya’da çoğu erkek 1 milyon kişinin hikikomorinin pençesinde olduğu düşünülüyor.

Peki Hikikomori sadece Japonya’da mı görülüyor?
Aslında Hikikomori farklı adlarla tüm dünyaya yayılmış bir hastalık. Japonya çıkışlı olması ise kültürel normların bu hastalığı tetiklemiş olabileceği görüşünü güçlendiriyor.
Hikikomori olmayı tetikleyen 6 sebebi şöyle sıralayabiliriz.
1. Japonya’nın eğitim sistemi
2. Japon aile yapısı
3. Kişinin karakterinin içe kapanık olması ve kimlik arayışı
4. Sosyal ortamlarda kişinin onaylanmama düşüncesi
5. Psikolojiyi zedeleyen bir travma ( toplum içinde aşağılanma, erkek/ kız arkadaştan ayrılma)
6. Japonların “sekkusu shinai shokogun” adını verdiği “bekarlık sendromu”


Hikokomoriliği etkileyen en önemli sebeplerin başında Japon eğitim sistemi geliyor. Japonya’da eğitim sistemi oldukça katı kurallara sahip ve rekabet ortamı çok yüksek seviyede. Japon genç nüfusu kendini sürekli büyük bir baskı altında hissediyor ve bu durum depresyondan intihara kadar gidebiliyor. Hikikomori de bu intiharların bir başlangıcı olarak görülüyor.
Japon kültürü ve aile yapısının da hikikomoriliğe zemin hazırlaması akıllara bir ülkenin kültür yapısı sosyal bozukluklara neden olabilir mi? Sorusunu getiriyor. Bu hastalıkta bireylerin ailelerine önemli işler düşüyor. Ama Japon aile yapısının kapalı ve çözümden çok kabullenmeye yatkın olması nedeniyle, hastalık devlete bildirilmiyor ve aile yıllarca bu durumu saklayabiliyor.
Hikikomori sadece ergenlik çağındaki gençleri değil yetişkinleri de etkiliyor. Hikikomori yaşı Japonya da 32’ye çıkmış durumda. 15 ise en fazla görüldüğü yaş olarak belirtiliyor. Ailenin ekonomik durumu da bu hastalıkta oldukça önemli bir nokta olarak karşımıza çıkıyor. Çocuğuna yıllar boyu evde bakabilecek durumda olan aileler hikikomoriliği bir hastalık olarak görmüyor. Ama ailesine bakmak zorunda olan ve çalışma hayatına erken atılmış olan kişiler için böyle bir durum söz konusu bile olmuyor.
Bir kişiye Hikikomori teşhisi konulabilmesi için 6 ay boyunca evden çıkmamış olması gerekiyor.
Başta Japonya olmak üzere tüm dünyayı etkisi altına almış hikikomori salgını filmlere ve animelere de konu olmuş. Hikikomori hastalığı Woetoli ve Kimssi pyoryugi filmlerinde ve welcome to the n h k isimli animede işlenmiştir.

*Bu yazı Japon Sineması E-dergisinin 14.sayısında yayınlanmıştır. Dergiyi okumak için tıklayınız.



  • Berk Altınova

    Bence büyük çoğunluğu “sekkusu shinai shokogun” yüzünden 🙂