Bir an Evvel Türkçe’ye Çevrilmesini Umduğumuz 6 Japon Edebiyatı Başyapıtı – I

“Çevrilmemesine üzüldüğümüz, bir an evvel okumayı dilediğimiz kitaplardan bahsedelim istedik bu ay. Ancak liste çok uzun olduğundan, bu yazıda 1970 öncesinde yayımlanan kitaplardan 6 tanesini seçmek durumunda kaldık. İyi okumalar.”

2017’ye Japon edebiyatı açısından sevindirici gelişmelerle başladık. Ayrıntı Yayınları Natsuki İkezawa’nın ‘Ağabeyine Çiçek Taşıyan Kız’ isimli romanını yayımlarken; Zeplin Kitap da Shusaku Endo’nun ‘Sessizlik’ isimli başyapıtını bastı. Osamu Dazai’nin ‘Batan Güneş’ ve ‘İnsanlığımı Yitirirken’ isimli romanları yeni baskı yaparken, çeviride yeni Dazai kitapları olduğunu da öğrendik. Everest Yayınları, 2017 içerisinde Yasunari Kawabata kitaplarından en az üç tanesini yayımlayacağını kesinleştirirken,
Haruki Murakami’nin de daha önce Türkçede yayımlanmamış iki kitabıyla da yine bu sene içinde buluşacağız. Jun’ichiro Tanizaki ve Kobo Abe’nin de daha önce Türkçede hiç okunmamış birer kitapları yolda. Banana Yoshimoto’nun ‘Mutfak’ isimli kitabı da
yeniden basılanlardan.

Bu güzel haberler bizi mutlu ederken çevrilmemesine üzüldüğümüz, bir an evvel okumayı dilediğimiz kitaplardan bahsedelim istedik. Ancak liste çok uzun olduğundan, bu yazıda 1970 öncesinde yayımlanan kitaplardan 6 tanesini seçmek durumunda kaldım. Önümüzdeki sayıda da çağdaş dönemden çevrimini beklediğimiz kitaplardan bahsedeceğiz.

1.THE TALE OF GENJI – Murasaki Shikibu

(Orijinal ismi: Genji Monogatari / Tarihi: 1010)
‘The Tale of Genji’, Heian Döneminde kaleme alınmış bazı otoriteler tarafından dünyanın ilk romanı olarak gösterilen; uzunluğu ve zenginliğiyle göz dolduran klasik bir eser. 1000 sayfayı aşan sayfa sayısıyla, çevrilmesi oldukça zor bir metin olduğunu anlamak ve kabul etmek gerekir. Çağdaş Japoncada dahi ancak Jun’ichiro Tanizaki’nin yapmış olduğu revizelerle 1960lardan sonra rahatça okunabilmiştir. Her daim Batıda ve Doğuda çok ilgi gören ve tartışılan bu kitap, 1800lü yılların sonundan itibaren farklı çevirmenler tarafından çok kere İngilizceye çevrilmiştir. Her çeviri de üzerine kitaplar yazılacak, uzun süren incelemelerinin
sebebi olacak edebi tartışmaları başlatmıştır. En dikkat çekeni ise, kitabın 1650 senesindeki versiyonunu, 1976’da İngilizceye çeviren Edward G. Seidensticker’ın ortaya koyduğu çeviridir. Ülkemizde daha önce Esin Esen yetkin çevirisiyle ‘Murasaki Shikibu’nun Günlüğü’nü Türkçeleştirmişti. Sonrasında da Tanizaki’nin dev eseri ‘Nazlı Kar’ı çevirerek, bizde acaba ‘The Tale of Genji’yi de Türkçemize kazandırır mı diye soru işaretleri yaratmıştı. Önümüzdeki zamanlarda umarız bu mihenk taşı kitabı, Türkçe okuyabilme şansına erişiriz.

2 THE WILD GEESE – Mori Ogai

(Orijinal ismi: Gan / Tarihi: 1911)
Mori Ogai, Natsume Soseki ile birlikte Meiji Döneminin en önem arz eden bir kaç edebiyatçısından birisidir. Ancak Mori Ogai henüz Türkçe okuma şansına erişebildiğimiz bir isim değil. İngilizceye 1959 senesinde çevrilen ve çok sevilen ‘The Wild Geese’ Japonya’da, 1911-1913 seneleri arasında seri halinde yayımlandı; hemen akabinde de kitap olarak basıldı. ‘The Wild Geese’de ki olaylar 1880 Japonya’sında geçiyor. Merkezine bir aşk öyküsünü alan roman, arka planda batılılaşan Japonya’yı ve değişen sosyolojik yapıyı etkileyici bir şekilde gözler önüne seriyor. Gittikçe yükselen temposu ve okuyucuyu sarsan sonuyla okuma açısından da keyifli bir tecrübe yaşatıyor. Shiro Toyoda’nın 1953’te sinemaya da aktardığı kitap, hem uzun olmaması, hem de Ogai ile tanışmamızın çok geç kalmış olmasından dolayı bir an evvel çevrilmesini beklediğimiz kitaplardan bir tanesi.

3.MUSASHI – Eiji Yoshikawa

(Orijinal ismi: Miyamoto Musashi / Tarihi: 1935)
Yoshikawa, Japon edebiyatında yazmış olduğu tarihi romanlarla çok başka bir noktada konumlanır. Yazar, Japon destanlarının ışığında modern ve epik yeni bir dil yaratırken, bir yandan da samuraylara dair anlatılagelmiş her öyküyü eserlerinde kendine ait yaratıcılığıyla işlemiştir. Çevrilmesini beklediklerimiz listesinde, bu eserden öncelikli eserler yok muydu diye soru işareti olabilir kafalarda. Henüz Türkçede basılan Japon edebiyatı eserlerinin yeterli olmadığı çok açıktır ve çok büyük yazarların önemli eserlerinden
beklediklerimiz çoğunluktadır. Fakat ‘Musashi’ kapsamı ve anlatımıyla bize çok yeni şeyler vaat eden bir kitap olduğundan burada yer vermek istedim. Yedi kitaptan oluşan ‘Musashi’ Japon tarihindeki bir çok destanı, efsaneyi, samuraylığı, intikam
ve kanı, erdemi, adanmış dinselliği ve daha bir çok ayrıntıyı mercek altına alıp hikayelerine yedirmiş, onlarca karaktere sahip dev bir eserdir. Çok uzun bir eser olduğundan dolayı belki ülkemizde de kitap, İngiltere, Almanya ve Fransa’da yapıldığı gibi seçme metinlerle çevrilebilir. Yoksa ‘Musashi’yi okumak için uzun yıllar beklememiz gerekebilir.

4 THE WAITING YEARS – Fumico Enchi

(Orijinal ismi: Onnazaka / Tarihi: 1957)
Meşhur kadın romancı Fumico Enchi’nin en iyi eseri olarak gösterilen ‘The Waiting Years’ kadınlığın tartışmalı bir şekilde başrolde olduğu cesur kitaplardan biridir. Meiji Döneminin başlarında geçen öykü karakterlerinin gelişimi ve dönüşümleri ile özellikle feministler tarafından çok eleştirilmiştir. Ancak Enchi, kadının kurgulanıp edebi hale getirildiğinde olduğundan farklı bir şekilde yansıtılmasını doğru bulmamış olmalı ki, kitabı yazarken her şeyi bir kenara bırakıp herhangi bir kaygı gütmeden yalnızca tecrübelerinden ve gözlemlerinden yola çıkarak bir öykü ortaya koymuş. Noma Ödüllerinde en iyi roman ödülünü de alan bu kitap, bir an evvel Türkçe okumak istediklerimiz arasında ilk sıralarda.

5 BLACK RAIN – Masuji Ibuse

(Orijinal ismi: Kuroi Ame / Tarihi: 1965)
‘Black Rain’ 1945’de Amerika’nın Japonya’ya atmış olduğu atom bombalarının yarattığı yıkımın izlerini sürerek, bunları anlatan kurmaca bir roman. Bilindiği üzere atom bombaları yalnız atıldığı toprak parçası, insanlar ve bitkileri değil, kilometrelerce alana uzayan su yollarını, denizi ve havayı da geri dönüşümü olmaksızın tahrip etmiştir. Japonya bu tahribattan kurtulmaya çalışırken türlü zorluklarla mücadele etmiştir. Bunlardan biride radyasyon yüklü yağmurlardır. Bunlara ‘Siyah Yağmur’ denmiştir. Kitap ismini buradan almıştır. Doğa olaylarının zorlukları altında ezilen karakterler üzerinden, yıkımın psikolojik ve sosyolojik etkilerini gözler önüne seren bu kitap, anti-militarist edebiyatın en gerçekçi ve dokunaklı örneklerinden biridir. Henüz Türkçeye çevrilmemiş olan Black Rain dileriz önümüzdeki zamanlarda çevrilir.

6 THE TEMPLE OF THE GOLDEN PAVILION -Yukio Mishima

(Orijinal ismi: Kinkaku-ji / Tarihi: 1956)
‘Bereket Denizi Dörtlemesi’, ‘Denizi Yitiren Denizci’, ‘Bir Maskenin İtirafları’ gibi akıla kazınan, son derece güçlü, çok önemli eserleri olan bir yazarın her eserinin çevrilmesini bekliyoruz aslında. Mishima, 20.yy dünya edebiyatına ismini altın harflerle yazdırdı. Ülkemizde de hatırı sayılır bir okuyucu kitlesi bulunmakta. Hal böyleyken bütün yabancı makalelerde ve listelerde yazarın anlaşılması için ilk okunması gerekenler listesinde başta gösterilen, yazarın en iyi eserlerinden biri olarak lanse edilen ‘The Temple of the Golden Pavilion’un Türkçeye çevrilmemiş olmasını anlamak biraz zor geliyor. Yazarın haklarını elinde bulunduran Can Yayınları geçtiğimiz sene içerisinde yazarın kitaplarına yeni baskı yapmış ve şahane kapaklarla havasını da değiştirmişti. Umarım yakın bir süre içerisinde ‘The Temple of the Golden Pavilion’ başta olmak üzere ‘After the Banquet’, ‘Forbidden Colors’, ‘The School of Flesh’ gibi kitaplarını Türkçede okuma imkanına sahip oluruz.