Baba, Kan Bağı ve Aile: Bitter Blood

wpid-wkgpe

Yine bir drama ile karşınızdayım. 2014 yılında yayınlanmaya başlayan ve 11 bölümle final yapan Bitter Blood dizisi, polisiye, aile türü bir yapım olarak karşımıza çıkıyor. Yönetmenliği adını sık duyduğumuz Hiro Kanai ve Masaki Tanimura üstleniyor. Senaristliği Shota Koyama ve Hiroyuki Komire üstlense de; dizi genel olarak 2007 yılında yayınlanan Shusuke Shizukui’nin “Bita Buraddo” romanından uyarlama.

Konusu genel hatlarıyla şöyle; Natsuki Sahara çaylak bir dedektif olarak  Ginza Polis Merkezi’nde işe başlıyor. Sahara’yı burada karşılayan en büyük sürpriz ise yıllardır görmediği babası Akimura Shimao’nun aynı departmanda olmasıdır. Bunun üzerine bir de baba oğul partner olarak çalışmaya başlarlar. Babasına karşı sevgi beslemeyen daha doğrusu onu terk ettiği için sitem duyguları içerisinde olan Sahara’yı büyük bir sınav bekliyor. Yine karşı cephede Shimao için de aynı durum söz konusu. Her bölümde ikilinin farklı maceralarına şahit olurken ve beraberinde eğlenirken; birbirlerine yakınlaşmalarını ve zamanla aralarında bir uyum yakaladıklarını görüyoruz. 

vlcsnap-2014-04-17-01h23m18s107

Cast kısmına bakacak olursak; (diziyi izlememde büyük rol oynuyor). Sahara rolünde Takeru Satoh (kod adı: Junior), babası rolünde ise Atsuro Watanabe (kod adı: Gentle)’yi görüyoruz. Diğer  karakterlere çok değinmeyeceğim, ana hikaye bu ikili üzerinden gittiği için. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, rolleri canlandıracak kişi seçimleri çok iyi. Rollere cuk oturmuşlar. Atsuro Watanabe’nin oyunculuğuna söylenecek söz yok zaten. Harika bir oyuncu, izlerken bunu zaten fazlasıyla hissedeceksiniz. Takeru Satoh heyecanlı, acemi ve biraz da sakar olan bir tip canlandırıyor. Bu tipleme ona çok yakışsa da, kendisini “cool” tiplerde görmek daha bir hoş sanki (Bakınız Rurouini Kenshin veya The Liar and His Lovers).

Öncelikle şunu belirteyim; bir dedektif polisiye bir tarz gördüğümüzde beklentiler biraz Amerikan vari olabiliyor. Amerika’dan alıştığımız polisiye tarzların yanından bile geçemeyecek konseptte polisiye olan Bitter Blood dizisi, bu konuda sınıfta kalmış diyebiliriz. Polisiye türdeki aksiyon ve heyecanı yaşatmaktan ve dedektiflerin olay çözme durumlarındaki gizemi hissettirmekten oldukça yoksun. Bunun nedeni bana göre genel olarak baba-oğul ilişkisine yoğunlaşmak istenmesi. Ama yine neden ne olursa olsun o aksiyon verilmeliydi. Ana konsept olan baba-oğul ilişkisine geçecek olursak, dizide zaten genel anlamda bir “aile” vurgusu söz konusu. Aile olmanın önemi, gereklilikleri, eksileri-artıları, yanlış anlaşılmaları vs. bunlar üzerinde oldukça durulmuş. Repliklerde sıkça karşılaşıyoruz. 11 bölümlük dizide departmandaki her karakter üzerinden bir olay  şekilleniyor ve hepsinin ayrı dramatik bir yanını görüyoruz.

bblod3

“Baba” olmak ve getirdiği sorumluluklar, yeri geldiğinde yapılan fedakarlıklar… Temel olarak Shimao’nun neden ailesini terk ettiğini anlayamasak da bir şekilde fedakarlık yaptığını, aslında ailesine ne kadar bağlı olduğunu görüyoruz. Bir evlat olarak Sahara’nın da babasını yavaş yavaş anlamaya başlaması, “baba” kavramının önemini kavraması ve kendini ona göre evirip geliştirmesi söz konusu oluyor.

Genel anlamda dediğim gibi alışılagelmiş polisiye-dedektif tarzı yansıtmaması ve beklenileni karşılamaması büyük bir hayal kırıklığı yaratıyor. Onun  dışında “aile” kavramı her toplum için diyemesek de bir çok toplumda önemli bir unsur. Toplumda en küçük topluluğun aile olduğunu varsayarsak dizide dikkat çeken bir vurgu olarak önem teşkil ettiği kuşkusuz.

Gerçekten de izlenilesi diyemeyiz bu dizi için belki ama boş vakitlerinizi değerlendirmek için izleyebilir, baba-oğulun diyaloglarından keyif alabilirsiniz…



Yıldızlı gecelerin peşinde bir Van Gogh aşığı...


Translate »