Ay Savaşçısı Özlük Kristali 21.Bölüm

13228130_1178442205508135_300989183_n

21.Bölüm:
Aşkın ve Güzelliğin Dansı!
Gün Işığı’nın Kararlılığı!

Gün ışığı içeriye aydınlattığı gibi Kai’nin yüzüne vurmuştu. Sonra Kai’nin gözleri gün ışığında rahatsız olunca uyanmıştı. Gözleri açıp etrafı izledikten sonra pencereye bakıp rahatsız olduğu gün ışığına “İçeride olduğum zaman bu kadar rahatsız etmiyordun beni canım ülkem!” diye söylendikten sonra yanında yatan eşi Setsuna dönüp ona sarılmıştı. Onun kulağına doğru yaklaşıp “Aşkım sabah oldu uyan!” diye fısıldayınca Setsuna yavaş yavaş uyanarak ve eşine dönüp “Günaydın aşkım. Seninle uyanmayı çok özlemişim.” demişti.

“Setsuna iki haftadır burdayım. Hala benimle uyanmaya doymadın mı?” diye şakasına takılmıştı Kai.

“Ama ben aşkıma daha doyamadım. Doyamam da. Babamla tartışıp çocuklarımızın annesi onurunu bana verdiğin için sana köle olurum.” diyen Setsuna, Kai’ye duyduğu büyük aşkı hissettirmişti.

Kai, Setsuna yaklaşıp “Sende kızım Kairi’ye gerçek anne oldun. Buna kayıtsız kalamam Akademik aşkım. Sana tapıyorum. Eşsiz bir kadınsın.” dedikten sonra onu dudaktan öpmüştü. Güneş ve zamanın öpüşmesi, adeta Dünya’yı kıskandırmıştı. Sonra Setsuna kocasının yanağını okşayarak “Aşkım ikizlerden sonra tekrar anne olmak istiyorum.” deyince Kai buna kayıtsız kalmayacağına dair gülümsedikten sonra yataktan çıkıp ayaklanmışlardı.

Setsuna yataktan kalkıp geceliğini giydikten sonra yatağı düzenleyip kahvaltı hazırlamak için odadan çıkmıştı. Aşağı inen Setsuna, güzel bir kahvaltı hazırlamak için mutfağa geçmişti. Setsuna, Kai’nin kahvaltıda en sevdiği şeyleri hazırlamak için işe koyulmuştu. O sırada Kairi, mutfağa gelip “Günaydın Setsuna anne, sana yardım edeyim mi?” diyerek ona tatlı tatlı gülümsemişti. Kairi’nin sesiyle arkana dönen Setsuna, arkasında duran Kairi’ye gülümseyerek “Günaydın kızım. Düşünmen yeterli. Sen de odana gidip okul kıyafetini giydikten sonra kardeşlerini uyandır.” deyince Kairi tamam dercesine başını salladıktan sonra mutfaktan çıkıp kardeşlerinin odasına yola koyulmuştu.

Kai’nin sevdiği yiyecekleri hazırlayan Setsuna, kahvaltı masasını mutfağa kurmuştu. O sırada Kai, mutfağa gelip muazzam kahvaltı masasını görünce çok mutlu olmuş ve karısına sarılıp “Benim sevdiğim yiyecekleri hazırlamaya devam edersen yakında şişman bir adam olacağım.” dedikten onu yanağından öpmüştü.

Setsuna, onu öpen Kai’nin yüzünü okşayıp “Sen mutlu olduğun zaman ben daha mutlu oluyorum.” diye söylenmişti. Kai de bunun karşısında sadece gülümsemişti. Bir müddet sonra Kairi, Asahi ve Taiyoji, mutfağa gelip anne babasını sarmaş dolaş görünce hınzır gülücüklere boğulmuşlardı. Balalar, sarmaş dolaş olan ebeveynlerinin yanına gelip onlara kocam sarılmaları ile eşlik etmişlerdi. Bu mutlu tablo, Setsuna’yı çok mutlu etmişti.

Daha sonra Kai ve balaları masaya oturmuş, Setsuna’nın hazırladığı muhteşem kahvaltının keyfini çıkarmaya başlamışlardı. Bu sırada Setsuna tam masaya oturacakken kapı zili çalmıştı. Kai masadan kalkacakken Setsuna “Kalkmana gerek yok. Kapıyı ben açarım.” dercesine onun omzuna elini koymuş, sonra kapıyı açmak için mutfaktan çıkmıştı. Kapıya gelen Setsuna, kapıyı açınca karşısında Minako’yu görmüştü.

Setsuna gülümseyerek “Aaa hoş geldin Minako” dedikten sonra ona sarılıp onu öpmüş Minako’da “Hoş bulduk Setsuna.” deyip ve onun sarılmasına karşılık sarıldıktan sonra “Kairi hazır mı acaba?” demişti. Mutfakta annesinin sesini duyan Kairi, masadan fırlayıp annesine koşmuş “Anneeee!” diyerek Minako’nun boynuna atlayıp onu kucaklamıştı. Kai de mutfak kapısından ana kızın sarılmasını izledikten sonra  “İçeri gel bir çayımızı iç.” deyince Minako kızına sarılmayı bırakıp Kai’ye bakarak sakin bir şekilde “Rahatsız etmeyeyim.” demişti. Kai ses tonunu ikna edici bir şekilde ayarlayarak “Mina lütfen.” dediği o sırada Setsuna onu içeriye davet edip “Hadi gel.” deyip kolundan sürüklemişti.

Kairi de annesinin diğer kolundan çekiştirip tatlı bakışlarıyla “Anneee ne olur.” deyince Minako üçünü kırmayıp içeriye gelerek mutfağa geçmişti. Kairi, annesinin elinden tutup “Anne yanımda oturacaksın” deyince Minako’da kızını kırmayıp onun yanındaki sandalye oturmuştu. Setsuna da ona bir bardak çay ikram ettikten sonra Kai’nin yanındaki yerini almıştı.

Minako bir yanda çayını içerken diğer yanda Kai ve Setsuna dönüp “Kairi’yi okula kaydedtireceğim. Kızımız başarılı olduğu için 2004’lüler sınıfa verilmesi için ricada bulundum.” deyince Kai ona bakıp gülümsemişti. Setsuna’da, Kai’ye bakıp “Kairi, Chibi Usa’nın sınıfında olursa Chibi Usa ona yardımcı olacaktır.” deyince Kai sorgular bakışlarla kısaca bir düşünmüştü. Kai de mantıklı bir şekilde “Kızımız 2006 doğumlu. İki sınıf atlaması normal mi?” deyince Minako gülümseyerek “Kızımızın durumunu ve başarısını dün akşam okul müdürüne telefonla anlattım. Müdür olumlu yanıt verdi.” diyerek gerekli açıklamayı yapmıştı…

*****

Chibi Usa pencereden bakıp yağan yağmuru görünce “Off yine hava yağmurlu. İçeride kös kös oturamak zorunda kaldık.” deyince Sayuri de ona hak verircesine iç geçirmişti. Ichiro, elindeki kitabı, Chibi Usa ve Sayuri’ye gösterip “Bugün teneffüslerimizi Uzay dersiyle değerlendireceğiz.” deyince ikisi oflayıp puflayıp içindeki sıkılmış hisleri ortaya koymuşlardı.

Rin de güzel bir fikir olduğunu düşünerek söze girmiş “İsterseniz teneffüslerde keman çalarım. Böylece kendimi geliştiririm.” deyince Chibi Usa ve Sayuri bu teklif karşısında mutlu mutlu gülümsemişlerdi. Sayuri, Rin’e bakıp “Ben de sana eşlik edip şarkı söylerim.” deyince Chibi Usa tamam dercesine onay vermişti

Tam Hanabi kendi fikirini söyleyecekken ders zili çaldı. Herkes ders için hazırlanmaya koyulmuştu ki bir müddet sonra sınıfa öğretmen ve Kairi gelince herkes pür dikkat kesilmişti. Öğretmen, elini Kairi’nin omzuna koyup “Kairi Suzuke 10 yaşında başarılı bir öğrencimiz. Babası da futbolcu Kai Suzuke’dir. Kairi çok çalışkan olduğu bizim sınıfa dahil oldu.” diyerek şaşkın şaşkın bakan öğrencilerine gerekli açıklamayı yapmıştı.

Bir müddet sonra Hanabi elini kaldırıp heyecanlı bir şekilde “Sensei! Kairi’nin babası, Japonya’nın en büyük futbolcusu ve Japonya Milli Takımı’nın kaptanıdır. Babam, onu Japonya U21 Milli Takımı’ndan beri izliyor yani kısacası babam onun fanatik hayranıdır.” deyince Kairi gülümsemişti. Daha sonra öğretmen, “Kairi’ye boş bir yer bul ve oraya otur” deyince Kairi, gözleriyle sınıfı taradıktan sonra tek boş yer Sayuri’nin yanına geçmişti.

*****
Tokyo Kulesi’nin önünde dolanan Beruche, bugün kendi mutlu etmek için OSA-P Kuyumcu Mağazası’na gitmeye karar vermişti. Yürümeye devam eden Beruche’nin etrafında kara kalpler dönmeye başlamıştı ve Ayzıt’ı görünce anladı ki bu seferki hedef kendisiydi.

Ayzıt alaycı bir şekilde “Bedenindeki Keçi Zoodyak Taşı alacağım Beruche daha doğrusu Sachurosu!” deyince Beruche’nin beti benzi solmuş, Gözleri Fal taşı gibi açılmıştı. Şoku atlayan Beruche, gülümseyerek “Saçmalıyorsunuz. Dört hayalet kız kardeşten biriyim. Zamanında Usagi, Gümüş Kristali’ni kullanarak beni iyileştirdi.” diyerek açıklamada bulunmak istemişti.

Ayzıt, avuçlarını açıp elleri arasında beliren görüntüyü Beruche’ye görstererek “Aşkın ve güzelliğin kraliçesi olmamın yanı sıra tüm canlıların önceki hayatları hakkında geniş bilgiye sahibim. Erlik Han, güçlerini kullanarak en güçlü keçiyi Sachurosu denilen yokaiye dönüştürdü. Sachurosu, en güçlü yokailerden biri olarak Güneş Krallığı’nda saldırınca Raion, Özlük Kristali kullanılarak onu Berthierite denilen minarele dönüştürdükten sonra Nemesis gezegenine fırlattı. Erlik Han’ın ikinci hizmetçisi Bilge Adam, bu minareli senin insansı haline dönüştürdü. Şimdi anladıysan teslim ol Sachurosu!” diyerek Beruche’nin şaşkın gözlerinin içine bakıyordu.

Beruche, Ayzıt’ın görsettiği görüntü ve yaptığı açıklamalar karşısında şaşkınlığa uğrayıp donup kalmıştı. Ayzıt da şeytani kahkahalar atmaya başlayarak şaşıran Beruche’yi izliyordu.

Bir müddet sonra Beruche kaşını çatarak “Önceki hayatımda ne olduğumum pek bir önemi yok. Usagi sayesinde insanlığın önemini öğrendim. Bu arada ilk defa hedef olmam karşısında çok değişiklik duygular içinde olsam da sana teslim olmayacağım.” dedikten sonra cebinden broşunu çıkartıp havaya kaldırarak Galaktik Nemesis Savaşçısı’na dönüşmüştü.

Galaktik Nemesis Savaşçısı’na dönüşen Beruche, sırayla “Berrak Buzul Yağmuru!” “Karanlık Su!” ve “Karanlık Su Girdabı!” saldırılarını denese de Ayzıt bu saldırılara görünmez kalkanla karşılık vermişti. Ayzıt iyice sinirlenmiş ve yumruğunu sıkıp “İyice uzadı bu iş! Teslim olacaksın Sachurosu!” der dermez şeytani kahkahasını attıktan sonra elini havaya kaldırınca kara kristal kendini göstermişti. Ayzıt, Kara Kristali’ni Beruche’ye doğru doğrultunca kristalden çıkan kara ışık halkaları onun etrafını sarmış ve Beruche köşeye sıkıştığını anlayınca acı acı bağırmaya başlamıştı. Ayzıt parmağını şıklatınca Beruche’nin göğsünden pentagon şeklindeki Keçi Zoodyak Taşı belirmişti.

Keçi Zoodyak Taşı hızlıca Ayzıt’a yaklaşırken birden “Venüs! Sev Beni Zinciri!” sesiyle Ayzıt irkilmişti. Ayzıt, sesi geldiği yöne bakınca altın sarısı ve halkaları kalp şeklindeki zincirin önünde duran zoodyak taşını sardığı görmüştü.

Saldırısıyla zoodyak taşını elde eden Minako kaşını çatarak “Hayatımda yaşadığım sıkıntılardan dolayı kabuğuma çekilmiştim. Bunu fırsat bilip saldırımı taklit eden bir düşmanın ortaya çıktığını duyunca çok sinirlenmişti ve o düşmanla savaşacağıma yemin ettimiştim kendime.” deyince o sırada Beruche, Minako’ya baktıktan sonra bayılıp yere düşmüştü.

Diğer yandan güç olarak eşdeğeri olan Venüs Savaşçısı’yla tanışan Ayzıt, hazırlıksız olduğunu anlayınca gitmek için hareketlenmeye başlayınca ve Minako bunu anlayınca “Venüs! Göz Kırpan Zincir Kılıcı!” saldırıyla onu yakalamaya çalışsa da Ayzıt da hiçbir şey demeden gözden kaybolmuştu.

Minako onun arkasında “Taklitler asıllarını yansıtamaz. Korkakça kaç! Bir gün senin hesaplaşacağım.” diye bağırdıktan sonra yerde baygın yatan Beruche’nin yanına gelmişti. Minako sakince elini yerden baygın yatan Beruche’nin omzuna koyup “Uyan Beruche! Düşman kayboldu.” dediği sırada Beruche’nin bedeni parlamıştı. Minako bu durumla ilk kez karşılaştığı için elini geri çekerek ve bir iki adım geri gitmişti.

Beruche’nin parlayan bedeni yavaş yavaş şekil değiştirmiş; belden aşağı kahverengi tüylü keçi olan saçı başını dağınık ifriteye dönüşmüştü. Ayrıca uzun boynuza sahipti. Birden Sachurosu gözlerini açarak önünde duran Minako’ya saldırmaya başlamıştı. Minako da şaşkın gözlerle yokaiyi izleyip ona nasıl karşı vermeyi düşünmeye başlamıştı.

Naru “Dünya! Göktaşları Akımı!”
Makoto “Jüpiter! Yüce Gök Görültüsü!”
Ami “Merkür! Dondurucu Baloncuk Spreyi!”

Kızlar güçlü savaş sözlerini tamamladıklarında donmuş ve şimşek saçan göktaşı parçaları, Minako’nun üzerine yürüyen Sachurosu’ya doğru yol almıştı. Üçlü saldırı, Sachurosu’yu geri püskürttüğü gibi onu etrafını şimşeklerle sarmıştı.

Minako, saldırını geldiği yöne yani arkasında bakınca Kai, Ami, Makoto, Naru, Cadin, Yuri ve Jade’yi gördü. Onlara hüzünlü bakıp “Kai! Kızlar! Geç oldu ama tam isabetli oldu zamanlamanız.” deyince Kai ona bakıp gülümsemişti.

Diğer yanda sırtüstü yere serilen Sachurosu, etrafını saran şimşeklere rağmen yeniden ayakları üzerine kalkıp tekrar saldırmaya hazırlanmıştı. Minako’nun üzerine yürümeye başlamıştı ve bunu gören Jade, Kai’ye dönüp “Efendim onu durduracak saldırıyı biliyorum.” deyince Kai, tamam dercesine gülümsemişti. Bunun üzerine Jade önüne çıkıp “Haumea! Çiçek Tozu İllüzyonu!” diye bağırınca Sachurosu’nun etrafında çiçek tozlarından oluşan kalkan oluşmuştu.

Bu kalkan sayesinde Beruche bir normal haline bürünüyor bir de Sachurosu haline bürünüyordu. Jade, saldırısını başarılı olduğunu görünce çok mutlu olmuş ve Kai’ye dönerek “Sıra sizde Efendim.” deyince Kai, Sachurosu’nun yanına doğru yürüdü. O sırada Minako kenara çekilmiş ve Kai de Sachurosu’nun yanına gelmişti.

Daha sonra Kai, Sachurosu’ya bakarak “Şimdi seni eski haline çevireceğim Beruche!”  diyerek sağ elini ona doğrultarak “Git! Altın Işık İyilestiricisi.!” diyerek orta parmağından bir iğne gibi ışık parçası fırlatmıştı.

Sachurosu’ya doğru hızla yol alan ışık parçası, onun etrafını saran çiçek tozlu kalkanı kırıp onun gövdesine saplandığı gibi ışık parçası parlayarak bedeni sarınca kötülük yok olmuştu. Beruche ise baygın bir şekilde dizlerinin üstüne düşmüştü.

Sonrasında Minako, Ayzıt’tan kaptığı zoodyak taşını Kai’ye uzatıp “Kai, işinize yarar diye Ayzıt’ın Beruche’nin bedeninde çıkartığı zoodyak taşını Ayzıt’tan kaptım. İşinize yarar diye sana veriyorum.” deyince Kai yüzünü ona çevirdi ve Kai Minako’nun elindeki zoodyak taşını almıştı.

Minako’nun başarısı kızını yeniden görmesi mi yoksa Kai’nin ona sunduğu dostluktan dolayı bilinmezdi ama eski Güneş Prensesi Minako’nun güçlü bir şekilde Ayzıt’ın karşısında duracağını Kai sezmişti.

Bölüm Sonu…

BledaHilson17 “Bahire, bu bölümle birlikte öykü editörlüğüne veda etti çünkü yoğun bir iş temposundan ve manga editörlüğünden dolayı. İlk altı bölümünün düzenlenmesinden emeği geçen Bahire’ye çok teşekkür ediyorum. Bundan sonra bölüm düzenlenmelerinde ortağım Kai Suzuke imzası olacak.”




Translate »