Aşk, Saç, Direniş: Yoko Ono

Değerli okurlar hepinize merhaba!İlk defa yazma aşamasında bu kadar fazla yazıp sildim. Dolu dolu geçen bu hayatın neresinden başlasam, nasıl sıralasam epey zorlandım. Hem çok keyifliyim hem de ürkek. Bu kadar özel bir insanı yazmaya kalemim yeter mi bilmiyorum. Bu sebeple kusurum olursa affola! Kimi için Beatles’ı dağıtan kadın, kimisi için John Lennon’un ölümüne sebep olan o tetikçinin yönlendiricisi. Bütün bunlar bir yana dursun, biz onun barışçı yanına odaklanacağız. Kim mi? Elbette Yoko Ono!

Yoko Ono 18 Şubat 1933’de dünyaya gelmiş Japon bir sanatçıdır. Ancak yaşamanını Amerika’da sürdürmektedir. İkinci Dünya Savaşı çıktığı sırada ailesi ile birlikte Amerika’da bulunan Ono Amerika’nın savaşa katılması ile Japonya’ya dönmek zorunda kalmıştır. Amerika sonrası Japonya’ya döndüğünde batılılaşmış Japonlara söylenen “bata kusai” yani “yağ kokulu” cümlesi ile sürekli bir aşağılanmaya maruz kalmıştır. Savaş dönemi onun için o kadar zorlu geçmiştir ki artık bu hakaretler önemini yitirmiştir. Günlerce yiyecek bulamayan Ono Hiroşima ve Nagasaki’ye atılan atom bombaları sebebiyle ağır travma yaşamıştır. Savaştan sonra Amerika’ya tekrar gelen Ono, burada müzik ve felsefe eğitimi almıştır. Greenwich’e taşındıklarında şiir yazmaya başlamış ve ikinci eşi Amerika’lı yapımcı  Anthony Cox ile olan birlikteliği sayesinde tanınmaya başlamıştır. Bu süre zarfında avangard sanata ilgi duymaya başlamış ve ilgi çeken bir gösteri düzenlemiştir. “Cut Piece” yani moda mod çevirecek olursak bu gösterinin ismi “Parça Kesmek”. İçerik olarak ise şöyle; Yoko Ono çıplak kalana kadar, seyircilerin  her birinin kıyafetinden bir parça kesmesini ister. Ana fikir elbette eleştirel. Neyi mi eleştiriyor? Tabi ki materyalizmi!

Yoko Ono ismi herkes için tanıdıktır fakat  ismi John Lennon ile o kadar bütünleşmiştir ki hep Beatles’ın gölgesinde kalmıştır. Peki nasıl başladı bu büyük aşk?  9 Kasım 1966 yılında Londra’daki bir sergide karşılaşır Beatles’ın John Lennon’uyla. Bu karşılaşmada Lennon, Yoko’nun pozitif enerjisinden o kadar etkilenir ki bu görüşmeden bir yıl sonra ilk eşinden boşanır ve 1969 yılında Yoko Ono ile evlenir. Asıl hikaye bundan sonra başlıyor dediğinizi duyar gibiyim. Daha fazla uzatmadan hikayenin geri kalan kısmına başlayalım.

Evliliklerinden hemen sonra sanatta ve müzikte hep birlikte hareket etmişlerdir. Ortak çalışmalar yapmışlardır ki bunların en önemlileri savaş karşıtı konsept olay çalışmalarıdır. Bu konsept çalışmalarından en önemlisi, 1969 yılında Amsterdam’daki balayıları sırasında savaşa karşı barış yatağı eylemleridir. Bu eylemi Vietnam Savaşı’nı protesto etmek için gerçekleştirmişlerdir. Yalnız, bu son olmamıştır. Benzer eylemi defalarca gerçekleştirmişlerdir. Bu nasıl eylem demeyin. En kötü eylem, eylemsizlikten iyidir desek yanlış olmaz herhalde ki evlilikleri ile gündeme geldikleri için bu protestonun da duyulacağını düşünen çift bir çok Amerika’lının tekrar düşünmesine vesile olmuştur.

Photo by REX/Shutterstock

John Lennon bu konu ile ilgili inanılmaz bir açıklama yapmıştır: “Yapmak istediğimiz şey dünyaya, özellikle de gençliğe ve barış taraftarı ya da şiddet karşıtı protesto yapmakla ilgilenen herkese, bir mesaj vermektir. İstiyoruz ki herkes bu konuda ya çok ağır ya da fazla entelektüel takılındığını görsün.

Herkes barış hakkında konuşuyor ama bir kaç kişi dışında hiç kimse gerçekten bir şey yapmaya çalışmıyor. Bir kaç kişi yürüyüş organize ediyor ve bunun tek elle tutulur sonucu, ertesi gün gazetelerde yürüyüşte çıkan kavgaların ve şiddetin haberleri oluyor.

Bizim amacımız insanlara protestonun da değişik yolları olabileceğini ve bunun da onlardan birisi olduğunu göstermekti. Herkes böyle bir şeyler yapabilir, saç uzatabilir, tatilinin bir haftasını barış için bi şekilde feda edebilir. Hatta barış karşıtı da protesto yapabilir. Ama bunu barış içinde yapmak önemlidir. Çünkü inancımız odur ki barış, ancak barışçıl metodlarla elde edilebilir.

Mevcut düzene, düzenin silahlarıyla karşı koymak anlamsızdır çünkü o her zaman kazanır, binlerce yıldır da kazanmakta. Şiddet oyununu oynamayı o gayet iyi bilir ve onun için sizi tespit etmek ve vurup ortadan kaldırmak her zaman çok kolaydır. Başedemediği şey barış dolu esprili mesajlardır, onun zayıf yönü de budur. Bizim mesajımız da budur…”[1]

            Lennon, Yoko Ono’yu çok sevmiş. Hatta feminizme o kadar yaklaşmış ki Yoko Ono’nun soyadını almıştır. Yoko sayesinde kendisi ile barıştığını söylemiş ve öldürüldüğü günün sabahında Ono’nun üzerindeki o çıplak pozunu vermiş. Lennon’un ölümünden sonra Yoko Ono kariyerine devam etmiştir. Farklı projeler ile Lennon’un hatıralarını yaşatmak için çabalamıştır.

[1]  Onedio




Translate »