Animelerin Kültürel Yüzü: Festivaller ve Özel Günler

Festivaller

Japonya günümüzde birçok alanda adından söz ettiren bir ülke. Bunların başında da anime geliyor. Üstelik anime günümüzde ne kadar evrensel kültür tarafından şekillendirilmiş olursa olsun modern Japon kültürünün temellerinin yarattığı özgünlükte oluşuyla birlikte, içerisinde bir çok kültürel öğe barındırmasıyla da ön planda. Benzersiz bir toplum örneği oluşturan Japonya ise bilimsel ve teknolojik gelişmeleriyle de Batılıların gözünde bile modern hatta postmodern bir yapıda. Fakat bu duruşuna rağmen geleneklerine ve kültürüne de sıkı sıkıya bağlı bir yapıda.

Bu geleneklerinin en çok dikkat çekeni ise elbette ki festival kültürü. Yılın her zamanı mutlaka bir festivale, bir geleneğe yani kültürel bir etkinliğe ev sahipliği yapan Japonya, bu özelliğini animelere de aktarmaktan çekinmiyor. Özellikle slice of life türündeki animelerin hemen hepsinde karşınıza çıkma olasılığı olan bu kültürel etkinlikleri incelemek istiyorum bu ayki yazımda.

Yılın başından sonuna, sayamayacağım kadar çok etkinliği, festivali ve özel günü olan Japonya’nın en bilinen ve animelerde de sık sık karşımıza çıkan birkaç kültürel etkinliğinden / festivalinden bahsetmek istiyorum.

white_album2

White Albüm2 – Haruki, Sentuna ve Kazusa yeni yıla girecekler kaplıca-otele gidiyor.

Yılın ilk festivali olan Shogatsu (ya da o-shogatsu) Festivali ile başlamak doğru olacaktır sanırım. Yeni yılın Japon kültüründe oldukça önemli bir yeri var aslında. 1-3 Ocak arasında olsa da etkinligin izlerinin bir ay taşındığı gözlemlenebiliyor. Bonenkai adını verdikleri eğlenceler düzenleniyor ve özel yemekler yapılıyor. Şans getirmesi için tapınaklara gidiliyor. İlk kez 1873 yılında kutlanan bu etkinlik yeni yıla temizlenerek -eski dertlerden tasalardan kurtularak- girmek anlamına gelse de aile günü olarak da lanse ediliyor aslında. Yani sevilen insanlarla vakit geçirmek önemli bugünlerde. Özel kaplıcalara gitmek bugünlerde yapılabilecek etkinliklerin başında geliyor diyebiliriz. Mesela White Albüm2 animesinde Setsuna’nın yılbaşı kutlamasını sevgilisiyle baş başa geçirebilecekken rakibesi olmasına rağmen, ama aynı zamanda değer verdiği bir arkadaşı olan Kazusa’yı da kaplıcalara çağırması bu festival kutlamalarına örnek olarak gösterebiliriz. Gün doğumunu seyretmek geleneğini de yerine getiren karakterlerimiz beraber geçirdikleri bu zamanda birbirlerini daha yakınlaşmış ve arkadaşlıkları güçlenmişti (bkz: 8. bölüm). Başka bir örnek olarak ise; tam olarak festival havasında olmasa da Ore Monogatari!!de de güzel bir yıl başı bölümü izlemiştik. Biraz dramatik biraz eğlenceli bir şekilde asıl karakterlerimizin en yakın arkadaşları olan Kurihara ve Nanako’nun aşkları bu bölümde başlamıştı. Yine Bakuman serisinin 3. sezonun 21. bölümünde de Mashiro, Takagi ve Miyoshi yeni yılda kaplıcalara gitmiş ve yeni yılın ilk gün doğumunda birlikte dilek dilemişti.

Oremonogatari!!

Ore Monogatari!! ; Kurihara yılbaşı ağacının üzerindeki yıldızı alarak cesaretini toplayıp Nanako’ya çıkma teklif ediyor.

Baharın başlangıcı anlamına gelen Setsubun Festivali ise Şubat ayının başında (3, 4) gerçekleşiyor. Diğer adıyla Fasulye Serpme Festivali de denilen Setsubun Festivalinde tapınaklardan ya da evlerden soya fasulyeleri serpiliyor ve meydanlarda halka dağıtılıyor. Amaç ise uğur getirmesi ve kötü ruhlardan korunmak. Bu nedenle İblis Kovalama Günü denildiğini de söyleyebilirim. Özel iblis kostümleriyle etrafta dolanan insanları görmeniz kuvvetle muhtemel bugünlerde. Gerçi Barakamon animesinde Setsubun Festivalini görmemize rağmen iblis kıyafetli kişileri görmemiştik ama zaten orada fasulyeleri tapınaklardan ya da evlerden değil, konsepte yani adalıların yaşamına uygun bir şekilde gemiden atmışlardı. Handa’nın fasulyeleri yakalamaktaki başarısızlığı hala gözümün önüne geliyor. Oldukça eğlenceli bir aktivite gibi görünen bu festivalde daha sonra ise bu fasulyeler pişirilip yeniliyor.

Nana

Nana ; Yasu, Shin, Hatchiko, Nabu ve Nana festival gecesi, satın aldıkları bambu ağacı süsüne dilek kağıtlarını asıyor.

Çin destanına göre Altair ve Vega adı verilen ama Japonca’da Orihime ve Hikobishi denilen yıldızlarının samanyolunda buluştuklarına inanılan Tanabata yani Yıldız Festivali ise bir başka eğlenceli ve bir o kadar da duygusal olan bir festival. Kökeni Çin halk destanına dayansa da Japon’ların da kutlamaktan zevk aldığı bir festival olan Tanabata Festivali, Tokyo bölgesinde 7 Temmuz’da Sendai bölgesinde ise 7 Ağustos’ta kutlanıyor. Festivalde dilekler bir kağıda yazılıyor ve bambu ağaçlarına bağlanıyor. Böylece dileğin gerçek olacağına inanılıyor. Buna en güzel örneği ise Nana animesinden verebilirim sizlere. Özellikle festivali bilmeyen Shin’e açıklama yaparken Nana’nın çileden çıkmış hallerine çok gülmüştüm (bkz: 22. bölüm). Ama kabul ediyorum, dileğin yazıldığı kağıda tanzaku dendiğini Shin gibi ben de Nana’dan öğrenmiştim. Hatchiko’nun “Blast çıkısını yapsın” yazıp bambu ağacına bağladığı dileği gibi, Nana’nın “Hatchiko’nun uzun saçlı bir sevgilisi olsun” dileği de gerçekleşiyordu hatırlarsanız. Fakat “ne dilediğine dikkat et gerçekleşebilir” sözüne ithafen karakterlerimizin hayatları da oldukça fazla değişiyordu bu gelişmelerden sonra. Hatchiko’nun “Dileklerin gerçeklesmesi ve mutlu olmak neden bu kadar farklı? Bunu hala anlamıyorum” final cümlesi ise bu festival/etkinlik bölümünün en güzel özetiydi diyebilirim. Yedinci ayın yedisinde kutlanan bir festival Nana’da karşımıza çıkmasa olmazdı zaten. Bildiğiniz gibi Nana Japonca’da “7” anlamına geliyor. Nana serisinin dışında Shirokuma Cafe serisinde de Tanabata Festivalinin yer aldığı sahne akılda kalanlardan biri diyebilirim.

barakamon

Barakamon ; Bon Festivali için Naru’nun büyükannesinin mezarını ziyaret eden Handa’ya köyden arkadaşları da katılıyor.

Eskiden 15 Temmuz’da şimdilerde ise 15 Ağustos’ta kutlanan Bon (Obon) Festivali ise Japonya’nın en ilginç festivallerinden birisi. Aslında budist geleneğine dayalı olan bu festivalde; Japon’lar bugünlerde ölülerin evlerini ziyarete geldiğine inanıyor. Ve ruhların evlerini bulmaları için yollara fenerler asıyorlar. Mezarlarda saygı gösterisi olarak yiyecek sunuyorlar ve bon-odori (ya da onde) adını verdikleri özel bir dans yapıyorlar. Üç gün süren festivalde tatil yapılıyor ve iş yerleri kapatılıyor. 500 yıldan fazla zamandır yapılan bu festivalde eğlenceler de düzenleniyor tabii ki. Yine Barakamon’dan örnek vereceğim bu festival için (bkz: 8. bölüm). Tokyo’da bu tür festivallere hiç katılmayan Handa, kasabada Bon Festivali’ne katılıyor ve tüm gününü Naru’nun büyük annesinin mezarı başında geçiriyor. Barakamon’da gördüğümüz kutlama mezar başında oluyor. Ve fenerler sönene kadar mezarların başında bekleniyor. Saygısını sunmak amacıyla ziyarete gelen insanlar ise mezardaki kisinin ne kadar sevildigini gösteriyor. Aslında oldukça anlamlı olan bu festivalde havai fişeklerin kullanıldığı bile görülüyor.

Golden Time

Golden Time ; Koko, klübüyle birlikte Awa Dansı yapıyor.

Bon Festivali demişken hemen kısaca Awa Odori Dans Festivali’nden de bahsetmek istiyorum. Bon Festivali’nde yapılan Bonodori dansından türeyen Awa Odori Dans Festivali, 12-15 Ağustos tarihleri arasında yapılıyor ve asıl amacı Bon Festivali’ne dikkat çekmek aslında. Yani burada da ölüler için şarkı söyleniyor, dans ediliyor. Yukatalarını giyen kadınlar, erkekler ve çocuklar hasır sapkalarıyla birlikte eğlencelere katılıyor. Yani Bon Festivali için Awa Odori Festivalini kapsıyor diyebiliriz. Awa Dansı’ndan bahsedip de Golden Time animesinden bahsetmezsem olmaz. Seri büyük bir kısmını dans hazırlıklarına ayırıyordu çünkü asıl karakterlerimiz Tada, Linda ve Koko festival kulubüne üye ve festival kulübü de her sene Awa Dans Gösteri’sinde performans sergiliyor. Öte yandan Awa Dansı’nda oldukça yeni olan Tada ve Koko’nun -özellikle Koko’nun- beceriksizliği kesinlikle görülmeye değer komedi öğeleri taşıyordu. Güzel bir romantik-komedi olmasının dısında Awa Dansı gibi ilginç bir alanda bilgiler içeren Golden Time animesi kültürel olarak da dolu olması gerçekten çok güzel olmuş.

Gekkan Shoujo Nozaki-kun

Gekkan Shoujo Nozaki-kun; Sakura ve Nozaki havai fişekleri izliyor.

Bunun dışında bir çok festival ve etkinlik de var tabii. Mesela 14-15 Temmuz’da kutlanan Yaz Festivali, özellikle havai fişek gösterileriyle ünlü bir festival. Gekkan Shoujo Nozaki-kun’da da gördüğümüz gibi aslında ilan-ı aşk etmek için mükemmel bir zamanlama örneği! Her ne kadar Gekkan Shoujo Nozaki-kun’da işler istediğimiz gibi gitmese de karakterlerimizin çoğunu sezon finalinde yaz festivalinde havai fişekleri izlerken bıraktık. Sukitte Ii na yo’nun sezon finalinden bir önceki bölümünde izlediğimiz yaz festivali sahneleri ise, bu festivalin özellikle aşıklar için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösteriyordu bence. Mei’nin yukatasını göstermek için Yamato’ya nasıl koştuğunu izleyenler hemen hatırlayacaktır.

Festivallere örnek olarak; Hina Matsuri yani Kız Festivali / Bebek Festivali 3 Mart’ta kutlanıyor. Kız çocuklarının mutluluğu için yapılan bu festivalde aileler kız çocuklarına hediyeler alıyor. Resmi tatil olmayan bu festival aslında Tanabata gibi Çin kaynaklı bir festival. 5 Mayıs’ta kutlanan Çocuk Bayramı ise aslında erkek çocuklarına yönelik bir festival. Kodomo no Hi denilen bugünde erkek çocukları samuray kıyafetleri giydiriliyor ve uçurtma uçuruyorlar. Kız Çocuk Festivali gibi Erkek Çocuk Festivali’nin kökeni de Çin kültürüne dayanıyor. Fakat Kız Çocuk Festivali’nden farklı olarak Erkek Çocuk Festivali olan 5 Mayıs resmi tatil.

Yahari Ore no Seishun Love Comedy wa Machigatteiru

Yahari Ore no Seishun Love Comedy wa Machigatteiru ; Yui ve Hatchiman festivalde birlikte vakit geçiriyor.

Havai fişek gösterileri ise Japon’ların vazgeçilmez tutkusu diyebilirim. Hemen hemen her festivalde kullanılan havai fişeklerin özellikle sevgililer ya da sevgili olmak isteyen çiftler için önemi çok büyük. Yukatalarını giyen kızlar erkekleri bu şekilde etkiler ya da etkilemeye çalışır. Yui’nin Hatciman ile havai fişek gösterisine giderken ne kadar heyecanlandığını Yahari Ore no Seishun Love Comedy wa Machigatteiru’nun ilk sezonunu izleyenler hemen hatırlayacaktır. Fakat Hatciman’ın farklı kafası sağ olsun Yui havai fişeklerden olması gerektiği gibi yararlanamamıştı maalesef. Öte yandan Hibike! Euphonium’un festival bölümünde Reira ve Kumiko’nun nefesli çalgılarıyla verdikleri mini konser gibi farklı durumlara için de zemin oluşturmuştur havai fişekler. En güzel havai fişek sahnelerinden biri ise Nana’da karşımıza çıkıyor. Sezon finalini havai fişekler eşliğinde yapan Nana, umut dolu gözükse de aslında oldukça dramatik bir final yapıyordu. İşin ilginç tarafı havai fişekler gibi görkemli ve bir o kadar da heyecan verici bir gösteri üzerine bu dramanın kesinlikle sırıtmıyor oluşuydu.

Hibike! Euphonium

Hibike! Euphonium ; Kousaka ve Reina, festival akşamı, festival alanında olmak yerine yakındaki bir dağ eteğinde, manzara eşliğinde mini bir konser vermişlerdi.

Nana’nın senaristine kısa bir selam çakıp kısaca stantlardan bahsedip konuyu bitireyim diyorum. Festival stantları da festivallerin olmazsa olmazları arasında. Japon kültürüne özgü yemekler ve abur-cuburları her yerde görebiliyoruz. Balık yakalama ve atış yapma gibi oyunlar da stantlarda rağbet gören aktivitelerin başında geliyor. Bunları ise her festival içeriği olan her animede görebilirsiniz. Ben özellikle Gekkan Shoujo Nozaki-kun ve Barakamon’daki balık yakalama sahnelerinde baya gülmüştüm. Çok eğlenceli gözüküyorlar gerçekten. Yine Plastic Memories’da Isla ve Tsukasa’nın festivalin son hava fişeğinde birbirlerini bulması da duygusal sahnelerden biriydi.

Evet, Japonya’nın önemli birkaç festivalinden ve özelliklerinden bahsetmeye çalıştım. Özellikle animelerde kullanılan bu kültürel öğeler serilerin değerini bir kat daha artırıyor bence. Sırf bu yüzden bile yukarıda örnek verdiğim animelerin hepsi izlemeğe değer diyebilirim. Sonuçta animeler için ne kadar popüler kültürün bir öğesi denilirse denilsin, içindeki kültürel ve etnik yapı kendisini sık sık gösteriyor. Bu animelerde bunun en büyük kanıtı.

*Bu yazı Japon Sinema E-Dergisi’nin 6. sayısında yayınlanmıştır. Dergideki diğer yazıları okumak için tıklayabilirsiniz.



bazen hayatımın kalanını sadece anime/dizi/film izleyerek geçirmek istediğim doğrudur.


Translate »