Animelerde Samuray Hikayeleri

Samuraylık Japonya için hala önemini sürdüren tarihi bir gerçeklik. Zira Japonlar tarihlerine ve değerlerine oldukça fazla bir şekilde düşkünler. Eski Japonya’da soylu asker sınıfı olarak tanımlayabileceğimiz samuraylık kelimesi “hizmet etmek” anlamına gelmekte ve “saburau” kelimesinden türemiş. Feodal dönem Japonya’sının en önemli askeri gücü olan samurayların hizmetlerinin karşılığı olarak bazen mevki ve arazi bazen de para almakta oldukları en bilinen gerçeklerden. Zira samuraylar feodal hükümdarların hepsine bağlı olsalar da, klanlardaki efendilerine de bağlılar ve klanlar sık sık toprak kavgaları yüzünden karşı karşıya gelmekte.

Çeşitli eğitimlerden geçen samuraylar at üstünde, yaya, silahlı ve silahsız dövüşebilmekte. Yanlarında genellikle bir küçük bir de büyük iki kılıç (katana) taşırlar. Bir de bıçakları vardır. Kılıçlarının ruhları olduğuna inanan samurayla onlara isim de verirmiş. Bunun gibi birçok detay günümüzdeki animelerin alt metinlerini oluşturuyor. Samuraylık 1876 yılında İmparator Meiji tarafından ortadan kaldırılsa da, toplumda izleri devam etmiş. Efendileri olmayan samuraylar yani roninler, çeşitli görevlerde çalışmış. Bir kısmı isyan ederek öldürülmüş, diğer bir kısmı ise harakiri yaparak intihar etmiş. Bunun gibi hikâyeler de özellikle tarihi ve askeri animelerin temellerini oluşturmuş.

Feodal dönemde samuraylar önemli bir yer kaplasa da, imparator ve samuraylar arasında “shogun” adı verilen bir sınıf vardır ki, Japonya’nın gerçek yöneticileri oldukları rahatlıkla söylenebilir. Samurayların efendileri / komutanları diyebileceğimiz shogun sıfatı için, hem askeri rütbe hem de tarihsel bir unvan olduğunu da belirtebiliriz. Mei dönemiyle birlikte bu sınıf da ortadan kalktı fakat samuraylar gibi onların da izleri hala animelerde karşımıza çıkmakta.

Samuraylık denince akla önce Rurouni Kenshin gelir. Zira bu anime en bilinenlerden olmakla birlikte içerisindeki samuray öğretileri ve gelenekleriyle ilgili en başarılı anlatımlardan birisine de sahiptir. 95 bölümden oluşan anime serisinin 3 tane de filmi bulunmakta. Hikâyede ise HimuraKenshin’insuikastçiliği bırakıp gezgin olmasıyla başlayan, daha doğrusu başına gelen olaylar anlatılmaktadır. Tabii sadece Himura’yı izlemiyoruz burada. Çeşitli yan karakterleri de olan animenin en başarılı kısımlarından bir tanesi de animedeki samurayların tekniklerinin olması ve gelişim süreçleri. RurouniKenshin ciddi ve tarihsel alt metinleri olsa da, aslında oldukça eğlenceli bölümleri de mevcuttur.

Savaşlar ve karşılaşmalar samuraylığın olmazsa olmazı gibi. Basilisk‘te de buna benzer bir hikâye izliyoruz. Fakat burada karakterlerimiz samuray değil ninja. Ninjaların samuraylardan farkı ise samurayla elit sınıftan olurken ninjalar daha çok ajan ve paralı askerler gibidir. Yeni shogunu belirlemek için iki klan arasında savaş çıkar ve olaylar gelişir. Tabii Basilisk’in alt metinlerin birisi bağlılık ise, bir diğeri de sevgidir. Zaman zaman dramatik olan bu anime 2005 yapımı ve 24 bölüm sürmüştür.

Samuray animeleri bu kadar değil tabii; SamuraiChamploo, SengokuBasara ve Hakuouki en güzel örneklerin başında gelir. Fakat tüm bu animelerin ortak noktaları hemen hemen hepsinin feodal dönem Japonya’sında geçip aşk, bağlılık, eğitim, disiplin ve gurur temalarını işliyor olmasıdır. Komedi de zaman zaman uğrar bu serilere. Örneğin

Samurai Champloo’da hoş esprileri sıkça duyar eğlenceli sahneler izleriz ara sıra. Gerçi SamuraiChamploo’yu diğer samuray animelerinden biraz ayrı tutmak gerekir bence. Zira anime her ne kadar samuray öğeleri üzerine kurgulansa da, şahsına münhasır yönetmen ShinichiroWatanabe’nin CowboyBebop’daki gibi fütüristtik etkileri kesinlikle kendisini belli ediyor. Öte yandan samuray ve komedi deyince akla ilk Gintama gelir, evet. Tabii Gintama’nın parodi havası unutulmadan izlenirse, samuray öğelerinin içerisinde başarılı bir şekilde yerleştirildiği de görülebilir.

Son zamanlarda ise potporik karakterleri ile adından söz ettiren Drifters serisi samuraylık felsefesi için oldukça güzel bir örnek oluşturmakta. Gerçek bir kişiye dayanan Toyohisa karakteri kelimenin tam anlamıyla Feodal Japonya’nın bağrından kopup gelmiş bir karakter. Yani samuray öğretileri ve karakterleri başlı başına bir anime türü olmakla birlikte aynı zamanda birçok animenin içerisinde kendisini göstermekten de geri kalmıyor. Tabii öğretileri de… Örneğin K animesindeki klanlar ve takipçileri Feodal Japonya’nın günümüze uyarlanmış bir kopyası gibidir aslında. Samuray disipliniyle savaşan mavilerin devlet tarafında olması, öte yandan ninjalar gibi asi olan kırmızıların genellikle “kirli” işler yapmaları, bu klanların krallarının olması ve genellikle savaş halinde olmaları geçmişin günümüzdeki yansıması gibi.

Samuraylığın temeli buda düşüncesine dayanır. Gelip geçiciliğe inanan samuraylar için önemli olan tek şey efendilerine-babalarına-hükümdarlarına itaat etmektir. Bushido öğretisi de bu şekilde ortaya çıkmıştır. Bu yüzden samuraylık öğretileri ve gelenekleri günümüzdeki efendisine hizmet eden bir hizmetkârda bile rahatlıkla görülebilir. Bunun için animeyi biraz dikkatli izlemek yeterli olacaktır.

*Bu yazı Japon Sineması E-dergisinin 20.sayısında yayınlanmıştır.



bazen hayatımın kalanını sadece anime/dizi/film izleyerek geçirmek istediğim doğrudur.


Translate »