Anime İzlemeniz İçin 5 Neden

Hemen hemen her yaş grubuna hitap eden anime aslında kısaca; japon çizgi sanatıyla çizilmiş animasyonlardır. Şurada uzun uzun anlattığım anime hakkında detaylı yazıdan sonra şimdi de beş başlık halinde “neden izlemeliyiz” sorusuna cevap olarak bir yazı hazırladım. Anime severler bilir, etrafımızdaki kişilere anime önermeye bayılırız, fakat iş “neden izleyeyim” sorusunun cevabına geldiğinde derli toplu anlatmakta biraz sıkıntı çekeriz, bakalım aşağıdaki maddeler hiç anime izlememiş birisini ikna etmeye yetecek mi?

1 – Karakterler Fazlasıyla Gerçek

Evet, evet gerçekten kanlı canlı karşımızda değiller fakat başarılı siyuular sayesinde gerçekten karşımızdaymış hissi uyandırıyorlar. Aslında olay kanlı-canlı karşımızda olmaları da değil, öyle karakterler yaratılıyor ki etkilenmemek, kötü karakter bile olsa hayran kalmamak imkansız oluyor. Özellikle seinen serilerde karakter derinliği bir kat daha fazla olunca izlediğiniz şeyin iki boyutlu ya da üç boyutlu olması bir önem arz etmiyor. Sadece seinen serilerle sınırlanmıyor tabi bu durum, 13-15 yaş için hazırlanmış bir anime serisinde bile sürpriz bir şekilde karşınıza öykünebileceğiniz, ayakları yere sağlam basan bir karakter çıkabiliyor. Tabi burada seri yaratıcısı yani fikir babasının önemi bir kat daha artıyor. Mesela Gen Urobuchi benim favorimdir.

2 – Bir Grup İzleyici

Anime izlemeye başlayınca farkında olmadan kendinizi bir grup özel insanın içinde bulmanız kaçınılmaz. Birçok anime hayranı aslında, birçok konuda fazlasıyla bilgili. Hal böyle olunca böyle bir grubun içerisinde kaliteli sohbetler etme olasılığı da artıyor. Özellikle ortak başlık olan anime konulu sohbetlerde kendinizi sevdiğiniz animeyi savunurken bulmanız kuvvetle muhtemel. Hatta kaşınızdakinin sevdiği anime karakterine hakaret etmediğiniz sürece uzun süreli arkadaşlıklar bile kurulabilir! (Bu konuda fazla hassas olabiliyoruz, evet.) Sanal ortamda birçok anime temalı formlar ve siteler mevcut, böyle bir grup içinde olmak insana kendisini özel hissettirebiliyor, siz de gelin hava burada çok güzel!

3 – Çeşitlilik

Mecha, bilim-kurgu, josei, aksiyon, macera, günlük hayat, komedi, romantik, dram, shounen, gizem, seinenshoujo, spor, fantastik, büyü gibi birçok alanda içeriği olan yapımlar var. Üstelik çoğu anime bunlardan birkaçının kombinasyonu şeklinde hazırlanıyor. Yani modunuza uygun bir yapım bulma olasılığını normal bir film ya da dizide aradığınızı bulma olasılığınızdan çok daha yüksek. Çünkü çeşitlilik çok! Olay sadece çeşitlilik de değil tabi. Muazzam bir hayal gücünün ürünü olabiliyor birçok anime.  Dikkatli bakarsanız çoğu filmin ya da dizinin temelinde bir anime serisinden esinlendiğini görebilirsiniz. Buna en belirgin örnek olarak Matrix’i verebiliriz. Zira filmin yaratıcıları olan Wachowski KardeşlerGhost in the Shell anime serisinden etkilenmiştir.

4 – Kaçış Yolu

Bazen herkesten ve her şeyden kısa bir süreliğine de olsa uzaklaşmak, hiçbir şey düşünmemek ister insan. İşte böyle anlar için biçilmiş kaftandır anime. Sevdiğiniz türlerde olan bir anime seçin ve izleyin, en azından birkaç saat hiçbir şey düşünmediğinizi, anime serisine odaklandığınızı ve gariptir zihninizin açıldığını, rahatladığınızı göreceksiniz. Anime serileri muhteşem bir hayal dünyası ürünüdür aslında. Böyle bir hayal dünyasının içinde dolaşmak eminim ki herkese iyi gelir. Özellikle kaliteli bir seri yakalarsanız günlük sıkıntılarınızı unutup -seri bitse bile- bir süre daha anime dünyasında kalma ihtimaliniz çok yüksek!

5 – Cosplay ve Kalan Her Şey

Kendinize yepyeni bir hobi bulmuş olabilirsiniz. Sevdiğiniz bir anime kahramanı gibi giyinmek! Evet biliyorum ciddi masraflı ve zaman alan bir konu olabiliyor ama en azından dünyada ciddi anlamda cosplay alanında ün kazanmış kişiler takip edilebilir. İşin işçine biraz ilgi, biraz teknik beceri biraz da photoshop girince ortaya çıkan ürünleri gördüğünüzde kişinin yapılan işe hayran kalmaması imkansız oluyor zaten. Tamam belki cosplay ve anime figürleri, anime izlemek için başlı başına neden olmayabilir ama bunu bir yan dal olarak düşünebilirsiniz, zira anime izlemeye başladığınızda farkında olmadan kendinizi cosplay haberlerini takip ederken, anime figürleri alırken bulacaksınız.

Yazı ne kadar etkili oldu bilmem ama en azından herkesin konuştuğu birkaç seriye (Attack on Titan, Death Note gibi..) şans verin derim. Bu serilerden birini ya da birkaçını severseniz -birkaç başarılı birkaç da başarısız denemeden sonra- zaman içinde kendi tarzınız oluşacaktır zaten. O zaman şimdiden iyi seyirler 🙂

Bu yazı ortak çalışma yaptığımız www.birdizihaber.com adresinde yayınlanmıştır.



bazen hayatımın kalanını sadece anime/dizi/film izleyerek geçirmek istediğim doğrudur.


Translate »