Anime Dünyasında Basketbol Efsanesi: Kuroko no Basket

Slam Dunk’tan sonra ortalığı kasıp kavuran basketbol efsanesi; Kurokono Basket. Üç sezondan oluşan animenin 2008-2014 yılları arasında yayımlanan mangası 30 cilt/ 276 bölümden oluşuyor. Mangakası ise Tadatoshi Fujimaki. Animesinin ilk sezon start tarihi 2012. İkinci sezon başlangıcı 2013, üçüncü sezon ise 2015. Sezonların her biri 25 bölümden oluşuyor. Sezon dışında özel bölümler, kısa film ve OVAları bulunuyor. Bu arada animenin stüdyosu Production I.G.

Genel olarak serinin konusu şöyle: Teiko Orta Okulu üst üste galibiyetlere ve şampiyonluklara imza atmış ve “Mucizevi Nesil” denen bir takım nam salmıştır. Orta okulun bitmesiyle birlikte bu takım üyeleri farklı liselere dağılmıştır. 5 Dahinin yanı sıra söylentisi yayılan 6.Hayalet Oyuncu vardır. Bu oyuncunun adı KurokoTetsuya’dır. KagamiTaigaSeirin Lisesi basketbol takımına katıldığında korkunç derecede kötü bir oyuncu olan KurokoTetsuya ile tanışır. Kagami, tetsuya’nın mucizevi nesilden altıncı oyuncu olduğunu duyduğunda şoka  girer. Kuroko’nun basketbol becerisi çok zayıftır. Top sürmede çok iyi olmayan Tetsuya’nın özelliği, saha içerisinde varlığının silik olması nedeniyle fark edilmemesi ve bu sayede top çevirip, çalabilmesidir. Bir gölge olarak Kuroko, Kagami’yi ışığı olarak seçer. Japonya’nın en iyi oyuncusu olma ve diğer Mucizevi Nesil üyelerini yenme yolunda ikili bir ekip olur ve macera başlar.

Serinin ilk sezonunda önce olay nedir bunu anlıyoruz. İlk sezonda Teiko Ortaokulundan kesitler görüyoruz. Suratı henüz belli olmayan mucizevi nesil üyelerini görüyoruz. İlk etapta Kuroko bizi karşılıyor. Kuroko’nunSeirin lisesine başlayışı, basketbol kulübüne girişi, basketbol çılgını KagamiTaiga ile tanışması vs işleniyor. İlk sezonda Kuroko nasıl mucizevi nesil üyesi olmuş, basketboldaki konumu ve oynama tarzı nedir bunu görüyoruz. Beraberinde Taiga ile diğer üyeleri yenmeye and içen ikilinin ilk sezonda mucizevi nesilden iki kişiyle karşılaşması da söz konusu. İlk etapta Taiga “mucizevi nesil de neymiş” diye düşünürken Interhigh Şampiyonasında Kise ve Midorima ile karşılaşmaları sonucu baya hırslanmış ve Kış Kupası’nda yenmeyi hedeflemiştir.

İkinci sezon da Seirin lisesinin Kış Kupası’na odaklanarak bol bol antremana başlar. Kış kupasında Kuroko ve Taiga eski basketbol arkadaşlarıyla karşılaşacak ve onlarla mücadele edecekti. Bu sezonda birbirinden zorlu mücadelelerle karşılaşacak olan Seirin’inYousen, Shuutoku ve Touou gibi zorlu rakipleri var. Bu sezonda Kuroko takıma ayak bağı olmamak için farklı teknikler geliştirmye çalışacaktır. Çünkü krokonun hızlı top çevirmesinin bir limiti vardır. Geçen sezonda Kise ve Midorima’yı tanıyan Taiga bu sezonda Mucizevi Nesil’in en güçlü üyesi Aomine ile tanışacak ve kıran kırana bir maç söz konusu olacak. Birinci sezona oranla bir tık daha heyecanlı olan ikinci sezonda Kuroko ve Taiga’nın farklı yetenekleri ortaya çıkacak. Taiga bu adamları nasıl yenecek derken yükseğe sıçrama gibi bir yeteneğinin ortaya çıktığını görüyoruz. Bu sezonda aynı zamanda Mucizevi Nesil dışında bu neslin ortaya çıktığı dönemde var olmuş başka güçlü basketbol oyuncularının varlığından haberdan oluyoruz: Taçsız Krallar. Mucizevi Nesil kadar süper güçlere sahip olmasalar da, Taçsız Krallar da bir o kadar iyi basket bol oyuncuları olarak karşımıza geliyor. Seirin Lisesi, Kaijou, Rakuzan ve Shuutoku ile finallere kalıyor. Üçüncü sezonda ise birkaç flashback ve bu karşılaşmalara seyirci oluyoruz. Asıl heyecan ise bu sezonda başlıyor. Seirin lisesi üçüncü sezonda daha güçlü bir takım olarak karşımıza çıkıyor. Kuroko sürekli kendini geliştiriyor ve yeni hareketler kendine katıyor. Bunlardan birisi de “Hayalet Sürücü” tekniği. Aynı şekilde Taiga’nın da hayvansı bir gelişme gösterdiğini ve yüksek sıçramalarda geliştiğini görüyoruz. Bu sezonda Taiga, Mucizevi Nesil’in kapısını aralayarak güçlü bir oyuncu haline geliyor ve Aomine ile eşdeğer özelliklere sahip oluyor. Yine bu sezonda Seirinin eski oyuncularından ve Taçsız Krallardan biri olan KiyoshiTeppei’nin takıma katıldığını görüyoruz.  Rakiplerini bir bir eleyen ve zorlu maçlar atlatan Seirin, finalde Rakuzan ile karşılaşıyor. Rakuzan takımında Mucizevi Nesil’in oyun kurucusu Akashi var. Bu takımı yenmek Seirin için çok zorlu oluyor ancak anime finalinde Seirinin azim, mücadele, takım oyunu ve tutkuyla Kış Kupası’nı kazandığını görüyoruz.

Anime ile ilgili genel özetimizden sonra karakterlere bir bakalım isterseniz.

Seirin lisesinden başlayalım:

KurokoTetsuya

Serinin ana karakteri olmasına rağmen ana karakter gibi gözükmeyen Kuroko, diğer karakterler için bağlayıcı bir etken olarak karşımıza çıkıyor. Genelde başrolller öne çıkan sivri tipler olsa da Kuroko böyle değil. Pas atma dışında başka bir yeteneği olmayan Kuroko, silik ve soğuk bir karakter. Silik olması nedeniyle de maçlarda varlığı pek hissedilmeyen “abi bu mavi saçlı eleman hep burada mıydı” diye takım elemanlarını sorgulatan birisi. Böyle sıraladığımızda iyi bir karakter olarak görünmüyor olabilir. Ancak oldukça hırslı, kendini geliştiren, arkadaşlarına ve takım oyununa önem veren biri olarak bağlayıcı özelliklerinin olduğunu ve seriyi ayakta tuttuğunu görüyoruz.

Kagami Taiga

Asi, kızıl dev. Slumdunk’takiSakuragiHanamichi’nin bir benzeri. Basketbolu tutkuyla ve severek oynayan, biraz kalın kafalı ve bireysel takılan bir arkadaşımız. Seirin ve Kuroko ile tanıştıktan sonra takım oyununun önemini anlamaya başlayan ana karakterimiz aşırı hırslı ve ateşli birisi. Seride sürekli gücünün arttığını ve gizli bir gücünün ortaya çıktığını görüyoruz. Güçlü rakiplerle karşılaşmayı da oldukça çok seviyor. Süper gizli gücünün ortaya çıkmasındaki en önemli etkenlerden bir tanesi de buydu.

Riko Aida

Seirin takımının koçu. Oldukça fişekleyici ve duygusal bir tip. Babasının eğitmen olması koçluk özelliğinde onun için artı olmuş. Ancak bir koç olarak ben kendisini seride yetersiz buldum. Sen koçsun be kızım azıcık daha efektif ve üretken olman lazımdı.

HyuugaJunpei

Seirinin kaptanı ve tam bir tsundere. Üçlükleri her seferinde kaçmaması ve tam isabet olması için ant içmiş. Sinirli gözükse de bir o kadar da merhametli birisi. Takım ruhunu doruklarında yaşayan ve takımı bir arada tutan, fişekleyenlerden bir tanesi.

Izuki Shun

Seirinin oyun kurucusu. “EagleEye(Kartal Gözü)” özelliği ile sahada olup bitenleri görebilen ve oyun hamlesini ona göre şekillendiren sakin arkadaşımız. Junpei ile yakın arkadaş ve sakin oluşu ile oldukça cool gözüken karakterlerden bir tanesi.

Kiyoshi Teppei

Seirin basketbol takımının kurucusu ve taçsız krallardan bir tanesi. Animenin sakin ve yardımsever karakterlerinden bir tanesi. Junpeiile çok yakın arkadaşlar. GEçmişinde bir takım rahatsızlıklarından dolayı takımdan ayrılmıştı ancak üçüncü sezonda takımda son kez oynayacağını görüyoruz. İnsan analizi ve hangi yeteneğin nasıl geliştirmesi gerektiği konusunda oldukça başarılı. Takım arkadaşlarına varlığıyla destek veren birisi, tam bir senpai.

Rinnosuke Mitobe

Seirindedefansta oynayan sessiz arkadaşlardan bir tanesi. Gerçekten sessiz, neden konuşmadığını bir türlü öğrenemedik. Seride olay akışında seyirci olan karakterlerden bir tanesi.

Shinji Koganei

Kedi suratlı (neden öyle olduğunu algılayamadım) Seirin oyuncusu. Oldukça panik ve komik bir arkadaş. Mitobe’nin sözcüsü. Maçlarda aktif olarak pek görmediğimiz destekçi karakterlerden bir tanesi.

Sıra Mucizevi Nesil’de:

Ryouta Kise

Oldukça yakışıklı, cana yakın ve karizmatik karakterlerden bir tanesi. Seride Mucizevi Nesil’den karşımıza çıkan ilk kişi. Kise’nin özelliği gördüğü yetenekleri, hareketleri kısa sürede kopyalayıp, kendi hareketleri haline getirmesi. Mucizevi Nesil içerisinde Kuroko’ya en yakın olan kişi ve sevdiği insanların ismine de -iichi eki ekleyen sempatik bir karakter. Üçüncü sezonda hareket kopyalamada feriştah olduğunu göreceksiniz.

Midorima Shintarou

Mucizevi nesilin soğuk nevalelesi, üçlüklerin efendisi. Midorima’nın üçlüklerinin kaçma olasılığı %0 ve sahanın her yerinden üçlük sallayabiliyor. Bir alışkanlığı isee burçları takip etmesi ve her gün burç yorumuna göre farklı bir şans objesini yanında taşıması. İlk başlarda gıcık eden bir karakter olarak karşımıza çıkan Midorima, Kuroko’ya yenildikten sonra biraz evcilleşerek daha sempatik birine dönüşüyor.

Aomine Daiki

Basketbol için yaratılmış canavar. Yetenek anlamında mucizevi nesildeki en iyi kişi. Aomine’nin yetenekleri çocukluğundan beri güçlü bir yeteneğe sahip. Basketbolu çok severek oynamasına rağmen, bu yeteneği yüzünden zamanda kendine rakip bulamamış, rakipleri tarafından canavar olarak anılmaya başlamıştır. Rakiplerinin onla mücadele şevkinin kırılması nedeniyle basketbola olan tutkusunu kaybetmiş ve mottosu “Orenikaterunowaoredake da.(Beni yenecek kişi sadece benim.)” olmuştur. Aomine’nin müthiş yetenekleri dışında hatırlatan şey ise “Tetsu” diye seslenişidir. Oldukça karizmatik biri olsa da ilk gördüğünüzde Aomine’yegıcık olabilirsiniz. Ancak Taiga ile karşılaştıktan sonra (güçlü bir rakip bulduğu için) basketbol tutkusu geri dönmüş ve o da evcilleşenler arasında katılmıştır.

Murasakibara Atsushi

Kendisi ile üçüncü sezonda karşılaşıyoruz. “Dev Adam” lakabını tamamıyla hak ediyor. Aslında basketbolu hiç sevmeyen ve öylesine oynayan birisi. Tembel olduğu için savunmada ve pota altında oynuyor. Ama gel gör ki Murasakibara’nın ciddi halini görmeyin; gerçekten oynadığında yenilemez ve tutulamaz birisi oluyor. Bloklarından kaçmak ve ribaundları ondan önce almak oldukça zor. Kuroko bloklarından kurtulmak için bir atış tekniği geliştirmişti ve oldukça heyecan vericiydi.

Seiijuro Akashi

Mucizevi Nesil’de en sevmediğim karakter bu diyebilirim. Mucizevi Nesil’in takım kaptanı. Özelliği ise “imparatorun gözü”ne sahip olması. Bu göz sayesinde rakiplerinin hamlelerini ve neler yapacaklarını önceden %100 öngörerek rakiplerini alt ediyor. Bu karakterde “ben tanrıyım” şeklinde bir tavır ve kompleks söz konusu. İnsanları kontrol etmede oldukça iyi olan Akashi, “benim emirlerim mutlaktır.” gibi bir mottoya sahip. Her ne kadar kötü bir karakter olsa da içinde iyi-kötü mücadelesinin olduğunu seri içinde görüyoruz. (Ama yinede kötü bir karakter, mucizevi nesilde evcilleşmeyenlerden :D)

Satsuki Momoi

Mucizevi Nesil’in menajeri, sonrasında ise Aomine ile birlikte Touou’ya gelmiş ve o takımın menajeri olmuştur. Takım oyuncularını analiz gücü oldukça kuvvetli. Çok sağlam bir menajer olduğunu söylemek gerek.

Bu karakterler dışında seride karşımıza çıkan başka sağlam basket oyuncuları da var. Bunlardan bir tanesi HimuraTatsuya, Taiga’nın Amerika’da iken beraber büyüdüğü ve basketbol oynadığı aynı zamanda kardeşim dediği kişi. Bir diğeri KasamatsuYukio, Kaijou basketbol takımının lideri ve Kise’nin takım arkadaşı. Güçlü yönüyle seride öne çıkıyor. Bir diğeri HanamiyaMakoto, serinin kötü karakterlerinden birisi. Teppei’nin sakatlanmasına neden olan karakter. Listeyi uzatmaya kalksak uzar da gider. Çünkü baya bir oyuncu var, en iyisi seriyi izleyin 🙂

Şimdi gelelim genel yorumlara;

Belirttiğimiz gibi seri tamamen basketbol üzerine kurulu. SlumDunk izleyenler için bir noktada noksan ve hayal kırıklığı yaratsa da yine de izlemeye değer bir seri.

Seri aslında zorluklarda devam etmiş; serinin mangakasıSlumDunk hayranları tarafından ölüm tehditleri almış, ancak çok beğenildiği için ona rağmen seriye devam etmiştir. Velhasıl karşımıza böyle tutkulu bir anime çıkmış.

KurokonoBasket’in ana teması takım ruhu, dostluğun önemi ve yaptığın şeyi severek yapmak. Ana karakterimiz her ne kadar Kuroko olsa da belirttiğimiz gibi olaylar sadece Kuroko etrafında dönmüyor, olaylar arasında Kuroko karakteri bağlayıcı bir etken oluyor. Neredeyse her karakteri de çok detaylı olmasa da tanıyoruz ve geçmişini görüyoruz. Bazen baktığınızda Kagami başrol gibi geliyor ama bir anda hatırlıyorsunuz ki başrol Kuroko. Ya da abi bu nasıl Kuroko’nun basketbolu adam ortalarda yok, bir özelliği de yok derken “aa gerçekten de Kuroko’nun basketi” diyorsunuz. Bana göre serinin Kuroko’nun Basketbolu olmasının nedeni, onun karakteri; azmi, çabası, mücadelesi, takım ruhu ve basketbol anlayışı. Muhteşem bir oyuncuya dönüşen Taiga’nın Basketbolu da olabilirdi ancak seriyi bütünsel anlamda bu kadar iyi kavratamazdı. Ne demek istediğimi seriyi bitirdiğinizde anlayacaksınız.

Seride Mucizevi Nesil’in özellikleri izleyenlere çok abartı gelebilir, bununla ilgili eleştiriler de var ancak bu bir anime sonuçta çok basit hareketlerle bu kadar fan toplaması beklenemezdi. İzlerken verdiği heyecan ve ne olacak duygusu bu uçuk yetenekler sayesinde oluyor. İzlerken gerçekten oldukça heyecan verici ve ağzı açık bırakan “yok artık” dedirten sahnelerle karşılaşıyorsunuz. Eğer benim gibi basketbol tutkunu iseniz ve NBA izlerken coşkuya kapılıyorsanız bu seri tam da size göre. Basketbol severlere tam anlamıyla hitap ettiğini söyleyebilirim. İzlerken hissettiğim coşkuyu ve sahada olma arzusunu kelimelerle anlatmam çok zor sanırım. Basketbol animelerindeSlumDunk birinci ise Kurokono Basket kesinlikle ikinci sırada. Böylesine heyecanı dorukta olan bir animeyi izlemediyseniz çok şey kaybedersiniz benden söylemesi.

*Seriyi izlememin üstünden biraz zaman geçtiği için hikaye akışını anlatırken yanlışlarım olduysa affola. 🙂



Yıldızlı gecelerin peşinde bir Van Gogh aşığı...


Translate »