Akışın İçinde Kendini Yeniden Keşfetmek: Zen Meditasyonu

‘’Günün birinde bir keşiş Zen Ustası Joshu’ya sormuş ‘Zen nedir? Lütfen öğret bana’. ‘Kahvaltı ettin mi?’ diye sormuş Joshu ‘Evet, Usta’ demiş keşiş. ‘Öyleyse’ demiş Joshu ‘git çanağını yıka’’.

‘’Gündelik yaşamda Zen’’ kitabından alıntıladığım bu küçük hikayede aslında Zen’in özel bir şey olmadığı, yaşamımız devam ederken Zen’i kolayca bu akışa dahil edebileceğimiz açık bir şekilde ifade edilmiş.
Şimdi Zen’in işleyişini, kökenlerini  ve öğretinin temeli olan meditasyon hallerini inceleyelim  birlikte
Zen öğretisinin köken Hindistan’da ki Dhyana okuluna kadar uzanır. Zen’de dünyamızı oluşturan duyarlı varlıkların Buda doğasına sahip olduğu kabul edilir  Zen, diğer Budist okulların arasından aydınlanma amacıyla yapılan meditasyona verdiği önemle ayırt edilir. Meditasyon anlamına gelen Japonca zazen kelimesi  Zen kelimesinden türetilmiştir. Zen  Batı’da yalnızca bir meditasyon biçimi olarak yayılma gösterse de aslında  Budizmin kollarından biridir.


Sadece oturuyorum hissi…
 Zen  budizminde oturarak yapılan meditasyona  Zazen denilir.  Bu kavram zen öğretisinin bel kemiğini oluşturur.   Zazen, beden ve zihnin sakinlesmesini sağlayarak, varoluşun temelini içe dönüş  yoluyla anlamaya çalışan  bir meditasyon disiplinidir.  Kişi İçe dönüş yöntemiyle satori denilen aydınlanmaya ulaştığında ise tamamlanmış olur.
Zen öğretisinde ‘’zihinsizlik’’ saf algılama halini yakalamanın yolu zazenden geçer. Zazen meditasyonunda çevrede gelişen tüm olaylar bir sessizlik içinde izlenir. Kişi burada her şeyin gözlemcisi konumundadır. Kendi soluk alıp verişini, içinden geçen düşünceleri serbest bırakarak onlara karışmaz.

Zazen’
de çeşitli oturuş biçimleri vardır. Bu meditasyon biçimlerini alırken  dikkat kişinin duruşuna ve nefesine yöneliktir. Zazende ki  oturuş biçimlerinden meditasyon haline en uygun olanı Lotus duruşudur. Bu oturuş  aslında hepimizin zihninde kendine yer bulmuş olan Budanın oturuşundan gelmektedir. Lotus duruşunda bacaklar bağdaş kurup iyice çaprazlanır.   Oturulan yer  zabuton (minder ) olmalı ve  üzerine yerleştirilen katlanmış bir yastık zafu kullanılmalıdır..

Zazende  bir başka  deyişle  zihni yoğunlaştırmak için zorlamadan iç derinliğe ulaşıp insanın içindeki sevecenliğin   doğal bir şekilde ortaya çıkarılması amaçlanır.

GÜNLÜK YAŞAMDA ZEN
Zen, her açıdan aslında günlük yaşamdaki etkinliklerimizdir Çevremizdeki olan biteni algılama, işlerimizi yaparken işleyişin farkında olmak hep Zen ve  meditasyon parçalarının birleşmesiyle bütün haline gelir. Zen uygulamalarının amacı bireylerin özünü günlük yaşamında meditasyon ve farkındalık yoluyla keşfetmesine dayanır.
Zen meditasyonunu hayatına geçirebilmiş olan kişi korkularından özgürleşir, pişmanlıklarından kurtulur. Ruhunun doğasını keşfettiği için başkalarıyla yarış halinde olmaktan kaçınır. Endişe, suçlamak, yargılamak gibi kötü düşüncelerinden arınır.
Eğer siz de sadece otururken oluşacak mucizelere kendinizi açmak istiyorsanız zen meditasyonunu hayatınızın bir parçası haline getirme zamanınız gelmiş demektir.

*Bu yazı Japon Sineması E-dergisinin 13.sayısında yayınlanmıştır. dergiyi okumak için tıklayınız.