Japon Sineması Platformu – Japon Filmler, Japon Kültürü, Anime, Manga 2019’da Türkçeye Çevrilmesi Beklenen Japon Edebiyatı Romanları -I - Japon Sineması Platformu - Japon Filmler, Japon Kültürü, Anime, Manga

2019’da Türkçeye Çevrilmesi Beklenen Japon Edebiyatı Romanları -I


Kenzaburo Oe’den Yasunari Kawataba’ya, Yukio Mishima’dan Junichiro Tanizaki’ye… 2019’da çevrilmesini umduğumuz ve dört gözle beklediğimiz; Japon edebiyatı romanları listesini ilk beşi!

Kinjiki (Forbidden Colors)  – Yukio Mishima

2019’da Türkçeye Çevrilmesi Beklenen Japon Edebiyatı Romanları -I

Orijinal basım yılı: 1951-1953 (İki cilt halinde yayımlanmıştır.)

Japon edebiyatından bütün eserleri çevrilmesi gereken anıt bir isim var ise bu kesinlikle Yukio Mishima’dır. Sevindirici bir haber ise, ülkemiz okuyucusunun da son yıllarda Mishima’yı daha çok okumaya başlaması ve sevmesidir. Bu ilginin artması ve bir süreklilik kazanmasında yayınevinin baskısı olmayan Mishima kitaplarını yepyeni tasarımlarla yeniden yayımlaması, yazara gereken önemi göstermesi önemli rol oymaktadır. Şimdiye kadar on iki kitabı Türkçeleştirilen Mishima’nın en son çevrilen eseri geçen sene yayımlanan “Altın Köşk Tapınağı” olmuştu ve uzun süredir yeni bir Mishima kitabı bekleyen okuyucuları sevince boğmuştu. En az “Altın Köşk Tapınağı” kadar önemli görülen bir başka eseri olan “Forbidden Colors” da bir an evvel çevrilmesi gerekenlerden. Yazarın “Bir Maskenin İtirafları” isimli otobiyografik romanında temelini attığı eşcinsellik anlatısının, hikâye örgüsü içinde işlendiği bir eser olan “Forbidden Colors” bu haliyle “Bir Maskenin İtirafları” ile örtüşen hatta onunla tamamlanan bir eserdir diyebiliriz. Yazar nasıl ki “Şölenden Sonra” isimli romanında Kazu isimli kadın karakteri üzerinden cinsi bazı söylemler geliştirmiş ise, buradaki Yuichi karakteri üzerinden de benzer bir yöntem izlemiştir. Sayfalar akıp giderken diğer yandan arayışın kendisini meşgale edinmiş bir erkek karakterin karar mekanizmasının denetimini nasıl elinden kaçırdığına ve arayışın zamanla nasıl bir kayboluşa doğru evrildiğine tanık oluruz. Umarız yakın zamanda Can Yayınları tıpkı “Altın Köşk Tapınağı”nda olduğu gibi özenli bir çeviri ve baskıyla bizi bu kitapla buluşturur.

Tade ku mushi (Some Prefer Nettles)  – Jun’ichiro Tanizaki

2019’da Türkçeye Çevrilmesi Beklenen Japon Edebiyatı Romanları -I

Orijinal basım yılı: 1929

Son yıllarda üç tane yeni Tanizaki kitabını Türkçe okuma şansına eriştik: “Naomi”, “Nazlı Kar” ve “Bir Adam, Bir Kedi, İki Kadın”. Böylelikle dilimize kazandırılan bu üç yeni kitap ile Tanizaki’nin Tükçede ki külliyatı altı kitaba yükseldi. Ne yazık ki tüm bu yayımlara rağmen Tanizaki yeterince ilgi görmüyor. Hâlbuki onun edebiyatının bir benzeri yoktur. İnsan ilişkilerine getirdiği öznel bakışı ve dilinin sadeliği hayranlık uyandırıcıdır. “Some Prefer Nettles” da yazarın orta dönem eserlerinden biri olmasının yanında doğu-batı, gerçek-fantezi sorgulamalarını en etkileyici şekilde yaptığı romanıdır. Kaname ve Misako isimli çiftin evliliği bir süredir bozulmuş ve bazı yasak ilişkilerin içine düşmüşlerdir. Hiçbir şeyden haberi olmayan küçük çocuklarını da bu çarpık ilişkilerin içerisinde harcamaktadırlar. Tüm bunlara Misako’nun babası bir yol gösterici olarak dâhil olur ve çifte değişen düzenin çarpıklıklarını, özellikle Batının olumsuz etkisini göstermeye çalışır. Bunu yaparken de akıllardan uzun süre çıkmayacak, günümüzde bile izlerini görebileceğimiz bazı yanlışlıkları tüm açıklıklarıyla önümüze serer ve onları sorgulatır. Yeni bir Tanizaki kitabı çevrildiğine dair herhangi bir duyum almadık ama eğer çevrilecekse bu umarız “Some Prefer Nettles” olur diye temenni ediyoruz.

Kusamakura (The Three-Cornered World)  – Natsume Soseki

2019’da Türkçeye Çevrilmesi Beklenen Japon Edebiyatı Romanları -I

Orijinal basım yılı: 1906

Natsume Soseki ülkemizde yakın zamanda daha çok tanınacağını düşündüğümüz isimlerden bir tanesi. Japon edebiyatının en klasik isimlerinden biri olan Soseki 20.yy’ın başında yazdığı eserleriyle oldukça ünlü ve önemlidir. Daha önce Türkçede “Gönül”, “Küçük Bey”, “Sanşiro” ve “Ben Bir Kediyim” kitapları yayımlandı. Ayrıca bu ayın sonunda Jaguar Yayınları yazarın “Madenci” isimli romanını, özenli bir çeviri ve muhteşem bir kapakla bizimle buluşturdu. Aldığım duyumlar doğrultusunda söyleyebilirim ki başka romanları da zaman içinde farklı farklı yayınevleri tarafından yayımlanacak. Soseki’ye doğan bu ilgiyi anlamak lazım zira Soseki tüm Japon yazarlarının bir şeyler öğrendiği, modern romancılığın Japonya’daki kurucusudur. Kadim geleneksel Japon edebiyatına paralel, Batıyı çok iyi özümseyen ve onu eserlerinde mükemmel bir şekilde uygulayan yazar aynı zamanda döneminin pozitif ve negatif yönlerini, romanlarının altmetnine çok iyi yedirmiştir. Haliyle onun romanları yalnızca bir öyküyü okumak değil, Japonya’nın Meiji Restorasyonları Dönemi’ne konuk olmaktır. Hal böyleyken çevrilmesini beklediğimiz romanlar listesine Soseki’yi koymamak imkânsızdı. Birçok kitabına açlık duyuyoruz ama en çok bir sanatçının ağzından yazdığı bu değerli romanını Türkçe okumak istiyoruz. Bu romanında Soseki en iyi bildiği şeyi yapıyor ve sosyolojik tespitlerini kaleme alırken aynı zamanda sanatçının toplum içerisindeki konumuna ve yaşadığı iç çatışmalara odaklanıyor. Bu romandaki sanatçımız doğu ve batı sanatlarını çok iyi icra edebilen, ancak geleneksel bakış açısına sahip çevresiyle kavramsal bir tartışmayı eylemsel şekilde yürüten bir karakter. İngilizcesi 190 sayfa olan bu roman çok daha uzun romanların yapamadıklarını, Soseki’nin yetkinliği sayesinde çok daha kısalık içinde başarıyor.

 Utsukushisa to kanashimi to (Beauty and Sadness)  – Yasunari Kawabata

2019’da Türkçeye Çevrilmesi Beklenen Japon Edebiyatı Romanları -I

Orijinal basım yılı: 1964

Kawabata Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldığından bu yana bazen Japoncadan bazense ikinci dillerden pek çok kez çevrildi. Hatta yazarın en önemli eserleri arasında çevrilmeyen sadece “Beauty and Sadness” kaldı. Şuan baskısı olmayan diğer Kawabata kitaplarının da bir an evvel gözden geçirilip ya da yeniden çevrilip kitapçılarda yerini alması gerekiyor fakat yine de hiç çevrilmeyen bu güzide eserinin bir önceliği olması gerek gibi geliyor. Klasik Kawabata anlatımı taşıyan ve onun lirik, zen budizminin dengeci doktrinini edebiyatına yedirmiş akışı bu eserde de kendini gösteriyor. İki eski aşığın üzerinden kurulan öyküde Kawabata geleneksellik-modernlik gibi aslında Japon edebiyatında çok işlenmiş bir konuyu irdeliyor. Ancak konu onun biçimsel olarak çizdiği son derece özgün dille bize aktarıldığından, Kawabata diğerlerinden hemen ayrılıyor. Ülkemizde şuan Kawabata kitaplarının teliflerine sahip yayınevleri daha fazla bekletmezler ve yakın zamanda bu eseri bizimle buluştururlar umarız.

Memushiri kouchi (Nip the Buds, Shoot the Kid)  – Kenzaburo Oe

2019’da Türkçeye Çevrilmesi Beklenen Japon Edebiyatı Romanları -I

Orijinal basım yılı: 1958

Nobel edebiyat ödülünü Japonya’ya Kawabata’dan sonra ikinci kez getiren Kenzaburo Oe en üretken yazarlardan bir tanesidir. Çok fazla romanı, hikâye ve deneme kitapları vardır. Ancak Türkçede şimdiye kadar başyapıtı “Kişisel Bir Sorun” ve “Sessiz Çığlık” romanları ile üç öyküsünün toplandığı “Kurbanı Beslemek” isimli yapıtı basıldı. “Nip the Buds, Shoot the Kid” ise yazarın 23 yaşındayken yazmış olduğu ilk romanı. Bu romanı yazdığında “Kişisel Bir Sorun” ile dünya çapında tanınmasına daha altı yıl vardır. Bu roman öncesinde öyküleriyle Japonya’da kendini göstermiş, hatta bir tanesiyle Akutagawa ödülüne de layık görülmüştür. Sonrasında gelen “Nip the Buds, Shoot the Kids” ise birçok açıdan çok başarılı bir ilk romandır. Japonların ‘Savaş Sonrası Edebiyatı’ olarak kategoriledikleri dönemin bütün özelliklerini taşır. İkinci dünya savaşı sonrasında geçen öyküde on beş ergen çocuk bir reform hareketini oluşturmaları için taşradaki bir köye gönderilirler. Burada çalışacak ve yaşamlarını bir geliştirme hareketinin sebatı için sürdüreceklerdir. Ancak kıyamet sonrası bir atmosfere sahip bu köyde reform bekledikleri kadar kolay gelmeyecektir. Etkileyici tasvirleriyle distopik atmosferi güçlü bir şekilde okuyucusuna geçirmeyi başaran Kenzaburo Oe’nin bu ilk romanını (aslında bütün külliyatını) en yakın zamanda Türkçe okuma fırsatına sahip olmayı diliyoruz.  

Listenin devamı bir sonraki yazıda!