2017’de Türkçe Yayınlanan Mangalar

Her şeyi orijinal dilinde okumak, dinlemek, izlemek bence daha keyiflidir. Bir kere orijinal dilde anlam karmaşası yaşanmaz. Özellikle orijinal dilinde çizgi roman okurken bunu çok sık yaşarız. Örneğin bir kelime espirisi yaparlar lakin bunu Türkçeye çevirdiğinde anlamsız ve saçma bir şey ortaya çıkar. Bu sebeple her zaman orijinal dil tercihimdir. Fakat!  Malum Japon dili hiç alışkın olduğumuz bir dil değil. Birazda öğrenilmesi zor bir dil. Yani kısacası Japonca bilmediğimize göre mangaları okumaktan mahrum mu kalacağız?! Tabi ki hayır, Gereklişeyler ve Akılçelen yayınları bir süredir mangaları Türkçe olarak yayınlıyor. Üstelik bu mangalara gerek internetten gerekse kitapçılardan kolayca ulaşmamız mümkün. Bende sizlere bu sayımızda 2017’ de Türkçe olarak bizlere sunulan mangaların bir listesini hazırladım.

1.       Kuroko no Basuke :

Kuroko’nun Basketbolu ismi ile Türkçe olarak Gereklişeyler tarafından yayınlanmaya başladı. Aslında Kuroko no Basuke sürekli Slam Dunk ile karşılaştırılır. (Ve  bu karşılaştırmayı hep Slam Dunk kazanır.)  Haftalık Shonen Jump dergisinde yayınlanmış popüler bir mangadır Kuroko No Basuke. Özellikle spor animeleri severlerin listesinde baş sıralarda yerini alır. Manganın konusuna gelecek olursak; Mucize Oluşum ismiyle bilinen hepsi çok yetenekli altı kişilik basketbol grubu üyelerinin hepsinin farklı liseler seçmesi yüzünden dağılır.  Mucize Oluşum’un hayalet oyuncusu olarak bilinen Kuroko’da Seirin isimli  Lisesi’ne gider. Orada Taiga Kagami’nin de içince bulunduğu takıma katılır. Ve macera başlar, bu iki yetenekli genç yeni takımlarını liseler arası basketbol yarışmasında birinci yapabilmek için elinden geleni yapacaklardır.

2.       Kuroshitsuji:

Manga Kara Kahya ismi ile Türkiye;’de yayınlandı. Sanırım Gereklişeyler mangalara isim verirken İngilizce isimlerini dikkate alıyor. Kuroshitsuji’nin İngilizce ismi Black Butler. Açıkcası yıllar önce animesini Sebastian Michaelis isimli namıdiğer “kara kahya” karakteri için izlemeye başlamıştım. Polisiye, gizem severler için oldukça iyi bir anime ve mangadır aslında Kuroshitsuji. Sebastian Michaelis efsane anime Hellsing’in Alucard karakterinide akıllara getirir. (iki karakterinde ellerinin üzerinde bulunan şekillere bakabilirsiniz!) Alucard severler Sebastian’nı da sevecektir. Manga Victoria dönemi İngilteresinde geçer. Asil biri aile olan Phantomhive’lar bir yangın sırasında hayatlarını kaybederler.Yangın esnasında ortadan kaybolmuş Phantomhive’ların tek oğlu 12 yaşındaki Ciel Phantomhive; yanında Sebastian Michaelis isimli bir yardımcı ile 2 yılın ardından ortaya çıkar. Sebastian her konuda mükemmel birisidir; bilge, güçlü, yetenekli ve kibar.  2 yıldan sonra aniden ortaya çıkan Ciel Phantomhive,hizmetkarı Sebastian ile tüm malvarlıklarının ve işlerinin yönetimini devralır. Bunun yanında Karliçe Victoria’nın istekleri üzerine Sebastian’la birlikte Londra’daki gizemli davaları çözeceklerdir. Lakin işin bambaşka bir boyutu daha vardır; aslında Sebastian, Cei’in intikam alması için geri dönmesine bir antlaşma yaparak yardım etmiş bir şeytandır.

3.       Boku no Hero Academia:

Ülkemizde Türkçesi “Kahramanlık Akademisi” olarak çıkan bu manga son zamanların yeni dönem shounen mangalar/animeler arasında en popüler ve sevilenlerden birisi olmayı başardı. İnsanların %80’ninin nesneleri kontrol etmekten, şekil değiştirmeye kadar süper güçlere sahip olduğu bir dünyada geçer hikayemiz. Midoria isimli ana karakterimiz ise bu %80’nin aksine süper güçleri olmayan sıradan insanlardan birisidir. Ama onu diğerlerinden ayıran bir özelliği var: Kahraman olma isteği! Bu sebeple de iyi bir kahraman olmak için Midoria her şeyi yapacaktır. Eğlenceli bir şey arayanlar için kesinlikle okunması gereken bir manga.

4.       Noragami:

Aksiyon ve fantastik severler buraya! Türkiye’de orijinal adı ile yayınlanmış Noragami isimli manga özellikle ana karakteri ile dikkat çeken seriler arasında. Ana karakter Yato’yu çok seven birisi olarak söyleyebilir ki hem animesi hem mangası sırf bu karakter için bile okunur/ izlenir. Günümüzde pek tanınmayan bir tanrı olan Yato, parpa biriktirip kendi tapınağını yaptırmak için 5 Yen karşılığında çeşitli işlerle uğraşmaktadır. Yato’nun bir de regalisa’sı (silaha dönüşen insan) Mayu vardır. Mayu bir gün Yato’nun disiplinsiz, başına buyruk, tapınağı bile olmayan ve elleri sürekli terli bir tanrı olmasından dolayı  artık Yato’nun regalisa’sı olmak istemediğini söyler. Yato’ da bunu çok önemsemez ve yanından gönderiri. Bir zaman sonra ortaokul öğrencisi Iki Hiyori yolda yürürken caddenin ortasında bir kediyi kurtarmaya çalışan Yato’yu görür.  Aslında tanrılar kendilerini belli etmedikleri sürece kimse onları göremez lakin Yato çok dikkat çekmiştir.  Yato’nun gelen bir otobüsün altında kalacağını düşünen Hiyori yola atlar. Yato’yu kenara itmeye başarır ama otobüs bu sefer kendisine çarpar. Hiyori’nin hayati tehlikesi yoktur ama artık hiçr bir şey eskisi gibi olmayacaktır. Hiyori’nin ruhu vücudunu terk edebilmekte ve fantoma dönüşebilmektedir. Hiyori, Yato’dan kendisini eski haline getirmesine diler ve macera başlar.

5.       Gantz:

Daha çok yetişkinlere hitap eden şiddet ve cinsel içeriğiyle ön planda olan Gantz’ta ölmesi gerekirken ölmeyen ve kocaman siyah bir kürenin bulunduğu odaya ışınlanan Kurono Kei’in hikayesi anlatılıyor. Alıştığımız saf – iyi kalpli karakter portresinin dışında, argo konuşan, tembel, kadınlara düşkün ve sadece kendisini düşünen bir tip olan Kurono, metro raylarına düşen bir adamı kurtarmaya çalışırken adamı kurtarır lakin kendisi tren gelmeden raylardan çıkamaz. Diyeceksiniz ki, hani bu adam sadece kendini düşünüyordu? Raylarda ne işi var? Sebebi Kato Masaru adlı eskiden örnek aldığı çocukluk arkadaşının adamı kurtarmak için raylara atlaması ve yardım için Kurono’ya seslenmesidir. Kurono da bir nevi fiyakayı bozmamak için istemeden bu işi yapar. Nitekim ikisi de ölmesi gerekirsen başka insanlarla kendilerini kocaman bir kürenin yanında bulurlar ve çok geçmeden amansız bir av başlar.

6.       Seraph of the End:

İki sezon olarak karşımıza çıkan animede günün birinde nereden geldiği belli olmayan bir virüs 13 yaşından büyük olan herkesi öldürür. Tüm bunlar yeterli olmuyormuş gibi dünyanın karanlık merkezlerinden vampirler ortaya çıkıverir ve hayatta kalan, yani 13 yaşından küçük çocukları köleleri yaparlar. Hyakuya Yuuichiro ve yetimhanedeki arkadaşları da vampirler için adeta yiyecek et niteliğindedir. Lakin her ne kadar köle olsa da Yuuichiro’un hayalleri büyüktür. Yuuichiro’un hayalleri tüm vampirleri öldürmek ve insanlığı özgür bırakmaktır.

 *Bu yazı YATTAA* dergisinin 22.sayısında yayınlanmıştır.




Translate »