2016 İlkbahar Sezonunun En İyi 6 Animesi

2016

Oldukça dolu geçen 2016 İlkbahar Sezonunu kapattık diyebiliriz. Hatta yaz animelerini incelemeye başladık bile! Fakat yaz animelerine odaklanmadan önce ilkbahar sezonuyla işimizi tamamen bitirelim istiyorum. Bahar sezonunda oldukça ilginç animeler izledik ve bunlardan altı tanesi gerçekten sezonun en iyileri… Diğer yandan devam serileri açısından da oldukça başarılı bir sezon geçirdik. Özellikle JoJo no Kimyou na Bouken: Diamond wa Kudakenai serisi, dönemin en sevileni oldu diyebiliriz. Bunun dışında uzun zamandır beklenen Magi: Sinbad no Bouken (TV) serisi de oldukça beğenildi. Ama devam serilerinde sürprizi Bishoujo Senshi Sailor Moon Crystal Season III‘de gördük. İlk iki sezonuyla vasat bir profil çizen Sailor Moon serisi üçüncü sezonundaki değişimleri sayesinde çok iyi bir iş çıkardı.

Gelelim yeni serilere… Evet, altı anime seçtim bahar sezonundan. Psikolojik bilim-kurgusundan, seinen gizemine kadar oldukça geniş bir yelpazesi olan serilerin detaylı tanırımını da yapmıştık aslında ama ben yine de burada genel bir değerlendirme yapmak istiyorum.

tanaka-kun

6 – Tanaka-kun wa Itsumo Kedaruge

Bölüm Sayısı: 12
Stüdyosu: Silver Link.
Türü: Komedi, okul, slice of life

Sezonun farklı yapımlarından olan Tanaka-kun wa Itsumo Kedaruge işlediği “uyuşukluk” konusuyla dikkatleri çeken bir yapım. Geçtiğimiz yıl yayınlanan Himouto! Umaru-chan ile benzerlik gösteren animede Tanaka-kun’un hareket etmemek için sarfettiği çabaların komedisini izliyoruz diyebilirim. Komedi ve okul animesi olan serimizdeki ironiyi de zaten bu durum oluşturuyor. İzlemesi oldukça keyifli bir yapım olan Tanaka-kun wa Itsumo Kedaruge’nin ciddi bir alt metni yok. Ama değindiği bazı ilginç gerçekler izleyicinin fazlasıyla ilgisini çekecektir diye düşünüyorum.

Seri, sezonun yormayan, izlerken eğlendiren, biraz da farklı bakış açısı sunan ilginç yapımlarından. Bakmadan geçmeyin derim.

dogs

5 – Bungou Stray Dogs

Bölüm Sayısı: 12
Stüdyosu: Bones
Türü: Aksiyon, komedi, gizem, seinen, doğaüstü

Sezonun doğaüstü güçler ve aksiyon kategorisinde öne çıkan bir yapım Bungou Stray Dogs. Bones’un iddalı yapımlarından olan serinin en iyi yanlarından birisi de gizem komedi unsurunu aksiyon ve doğaüstü güçlerle oldukça başarılı bir kombinasyon oluşturması. Gizem ve seinen türleri için ciddi bir atılım yapmasa da yine de kötü diyemem. Alttürlerini güzel harmanlıyor seri.

Kaldığı yetimhaneden altınca ne yapacağı bilemeyen Atsushi, nehir kenarında karnını doyurmak için kara kara düşünürken nehirde boğulmakta olan bir adamı kurtarır. Bilmediği şey ise kurtardığı adamın intihara meyilli hatta fırsat buldukça da bunu deneyen ve tüm üyelerinin özel güçlerinin olduğu bir ajansan üyesi olduğudur. Kurtarılmak istemese de yine de Atsushi’ye teşekkür etmek isteyen Dazai ona yemek ısmarlarken civardaki kaplan saldırılarını incelediklerini anlatan Dazai, Atsushi’nin yardımını ister ve Atsushi ise kendisini bir anda ajansın üyesi olarak bulur, çünkü kendisi halkında bilmediği bazı gerçekler vardır.

Serinin eksik diyebileceğim tek yanı, arkaplan hikayesinin yetersiz kalması. Daha doğrusu gerektiği gibi  derli toplu durmaması. Dağınık bir görüntü oluşturan arkaplan hikayesi izleyiciyi zaman zaman yorabiliyor. Bunun dışında oldukça hoş bir yapım olmuş. Karakterler sahsına münhasır bir hava çiziyor ve karakterler arası dinamikler çok başarılı. Zaman zaman ciddi bir imaj çizse de aslı da dönemin en eğlenceli yapımlarından birisi Bungou Stray Dogs. Es geçilmemesi gerekenlerden. Bu arada detaylı tanıtımını okumak isterseniz sizi şuraya alalım.

academia

4 – Boku no Hero Academia

Bölüm Sayısı: 13
Stüdyosu: Bones
Türü: Aksiyon, komedi, okul, shounen, süper güçler

Sezonun en iyi shounen yapımı olan Boku no Hero Academia, hikayesinin yanı sıra çizimleriyle de dikkat çeken bir yapım olmuş. Detaylı tanıtımını daha önce şurada yaptığımız, klasik bir shounen’dan beklenen aksiyon ve komediyi barındıran serinin bir diğer önemli kozu da süper güçler barındırması.

Hikayemizin geçtiği evrende insanların bazıları çocuk yaşta belirtilerini gösterdiği özel güçler kazanıyorlar. Bir süre sonra kahramanlar doğuyor ve suç ile savaş başlıyor. Kahramanımız Midoriya ise kendisini bildi bileli süper kahraman All Migth’ın hayranı ve onun gibi güçlerinin olmasını istiyor. Kahramanlar üzerine araştırmaları bile olan Midoriya’nın çocukken güçleri çıkmayınca umudu kırılsa da yine de tutkusundan vazgeçmeyor. Tamamen tesadüfi bir şekilde All Migth ile karşılaşması ise hayatının dönüm noktası oluyor.

Boku no Hero Academia klasik kahramanlık animeleri gibi ama daha fazla artıları olan bir seri aynı zamanda. Kahramanlar okulundaki karakterlerimizin birbiriyle iletişimine de önem veren seri en çok da ‘doğrucu’ yaklaşımıyla dikkat çekiyor. Azim ve kararlığın önemine de değinen serimiz sezonun en eğlenceli ama aynı zamanda da en “azimli” anime serisi. Müziklerinin de çok iyi olduğunu belirteyim, savaş sahnelerindeki sahne müziği sezonun en iyi müziği olabilir.

kiznaiver

3 – Kiznaiver

Bölüm Sayısı: 12
Stüdyosu: Trigger
Türü: Komedi, drama, psikolojik, bilim-kurgu

Sezonun psikolojik ve dram içerigiyle öne çıkan Kiznaiver aynı zamanda bilim-kurgu yapısıyla da dikkatleri çeken bir yapım. Tüm bu alttürlerini komedi ile harmanlaması ise ayrıca bir artı puan oluşturuyor. Kill la Kill’in stüdyosu olan Trigger’ın güvendiği yapımlarından olan Kiznaiver bu güveni boşa çıkarmıyor gibi… Bu arada serinin detaylı tanıtımını şurada yapmıştık.

Agata acı hissi olmayan ve çocukluğuna ait çok anısı bulunmayan bir lise öğrencisi. Arkadaşı Chidori ise Agata’nın bu durumuna üzülse de elinden bir şey gelmeyen birisi… Daha ilk bölümde diğer beş kişiyle kaçırılıp Kizuna Sistemi denilen bir sisteme sokulan toplam yedi karakterimizi için ilginç bir deney başlar. Kiznura Sistemini ise çeşitli kişilerin birbirlerine acı hislerinin bağlanması olarak açıklayabiliriz. Bir kişinin hissettiği fiziksel acının bağlandığı diğer altı kişinin de hissetmesi üzerine kurulan sistem karakterlerimizin hayatlarını hiç beklemediği şekilde değiştirmeye başlar.

Kiznaiver sezonun en “empatik” animesi. Serinin genel hikayesinin temelini çok sağlam bulmasam da, her karakterinin ayrı bir background hikayesinin olması ama Kizuna Sistemi ile birbirlerine bağlı olmaları hayatlarını ve güncel önceliklerini tepetaklak ediyor. Tabii bu “bilinmeyen” yönler ilginç gelişmelerle devam edince, e karakterlerimiz de birbirini bağlı olunca dram dozu yüksek sahneler de görmek kaçınılmaz oluyor. Kiznaiver komedi öğesi de taşımasına rağmen sezonun en dramatik yapımlarından birisi olmuş. Bir göz atmakta fayda var derim. Bu arada serinin müzikleri de çok hoş, özellikle biz Türk izleyicileri için daha da sıcak gelecek notalar kullanılmış sanki.

kabaneri

2 – Koutetsujou no Kabaneri

Bölüm Sayısı: 12
Stüdyosu: Wit Studio
Türü: Aksiyon, dram, fantastik, korku

Daha önce Attack on Titan’dan tanıdığımız Wit Stüdyo’sunun işi olan Koutetsujou no Kabaneri’nin arkasındaki yazar-çizer-muzik ekibi bile aynı. Hikaye olarak benzerlik taşıyan serimizin en büyük eksisini bu hikayesel benzerlikler oluştursa da, izlemesi oldukça keyifli bir iş ortaya çıkmış. Sezon başlamada en çok beklenen yapım olan Koutetsujou no Kabaneri, sezonun korku, dram ve fantastik öğeler taşıyan en başarılı işi diyebilirim. özellikle korku ve gerilimi çok iyi harmanlamasıyla dikkat çekiyor.

Detaylı tanıtımını daha önce şurada yaptığımız hikayemiz sanayi devriminin yaşandığı bir dönemde geçiyor. Fakat uzun zaman önce Kabane denilen zombi-vari yaratıklar nedeniyle insanlar korku içinde yaşıyor ve ulaşım büyük zırhlı trenler sayesinde olabiliyor. Halk da zaten istasyon-şehirlerde yaşıyor. Kabaneleri yenmenin tek yolu ise kalplerini özel basınçlı hava mermileri olan silahlarla patlatmak. İstasyonda sıradan bir görevli olan Ikoma ise bu silahları geliştirmeyi ve tek seferde Kabanerileri öldürmeyi hedefleyen birisi. Mumei ise farklı nedenlerden dolayı Ikoma’nın çalıştığı istasyona gelen bir kız. Hiç bir ortak özellikleri olmayan karakterlerimizin bilmediği şey ise ilk bölüm sonunda çok büyük bir ortak payda da birleşecekleri…

Koutetsujou no Kabaneri her ne kadar Attack on Titan‘a benzerliği ile orijinallikten puan kaybetse de, dram, gizem korku ve gerilim unsurlarını çok iyi kullandığı için sezonun önde gelen yapımlarından oluyor. Genel geçer doğrulara dokunan yapısı ise en büyük artılarından. Görselliğindeki ve özellikle müziklerindeki başarısı ise ayrıca takdir edilmeli. Dönemin kaçırılmaması gereken yapımlarından.

re-zero

1 –  Re:Zero kara Hajimeru Isekai Seikatsu

Bölüm Sayısı: 25
Stüdyosu: White Fox
Türü: Drama, fantastik, gerilim

Evet, sezonun en iyi animesi Stens;Gate’in de stüdyosu olan White Fox’tan geldi. 25 bölüm olmasına karşılık daha yarısının yayınlanmış olmasına rağmen oldukça iyi bir iş çıkaran Re:Zero kara Hajimeru Isekai Seikatsu, gizem, gerilim ve eğlenceli havası arasındaki mükemmel uyumuyla dikkat çekiyor. Fantastik yapısı çok orijinal durmasa da bu öğesini başarılı kullanımıyla farkını ortaya koyuyor yapım.

Market çıkışında bir anda kendisini fantastik bir dünyada bulan Subaru Natsuki’nin bu dünyada tanıştığı insanlarla, onlara yardım etmeye çalışırken karşılaştığı tehlikelerle ve tabiki muazzam bir gizem ile ilerleyen serinin henüz finalini izlemedik tabi. Fakat bu doğrultuda giderse sadece dönemin değil, senenin en iyilerinden bile olabilir. Zira anime yayınlanmış bölümleriyle beklentiyi bir haylı yükseltti. Serinin detaylı tanıtımını daha önce şurada yapmıştım.

İlkbahar sezonunun en iyileri böyle… Sezonun en iyileri bunlar ama aslında Joker Game ve Sakamoto desu ga? gibi ilginç ve farklı içerikleriyle dikkat çeken seriler de vardı. Bu serilerin eksiklikleri göze çarpsa da yine de göz atmakta her zaman fayda var derim. Sakamoto desu ga?‘nın mükemmelliyetçi yapısı ya da Joker Game‘in casusluk oyunları sizi cezbedebilir.

 

Bu yazı ortak çalışma yaptığımız www.birdizihaber.com adresinde yayınlanmıştır.



bazen hayatımın kalanını sadece anime/dizi/film izleyerek geçirmek istediğim doğrudur.


Translate »