2000 Sonrası Bağımsız Sinema: Querr, Live-Action ve Animasyon Yapımlar-II

Hush!

Bu dönemle alakalı olarak queer yapımlar üzerine duracak olursak, queer yapımların geçmişi savaş sonrası dönemlere dayanmaktadır. 1990’larda çok fazla eşcinsel temalı filmlerin sayısı çok fazla olmamıştır ve “eşcinsel” kavramı toplum içerisinde çok fazla yer edinmemiştir. Bununla birlikte eşcinsel temalı filmler, eşcinsel porno kategorisinin çoktan var olmuş olmasına rağmen, batıda olduğu gibi homoseksüel veya basmakalıplarla çoğunlukla izleyiciyi eğlendirmek amacı içerisinde olmuştur. Bu durum da beraberinde bunun değişmesi için aciliyet gerektirmiştir. 1991’de “Eşcinsel Patlaması” yaşanmış ve kadın dergisi CREA homoseksüellik üzerine özel bir sayı yayınlanmıştır. Diğer dergiler de aynı konuya yer vermeye başlamıştır. Sonrasında ise Fushimi Noriaki’ nin Private Gay Life adlı kitabı ilk gay temalı bestseller olmuştur. Bir yıl sonra Kakefuda Hiroko Labrys adındaki ilk ve tek lezbiyen dergisini kurmuştur. Ancak sektörde çok fazla tutunamamıştır. 1992’de eşcinsel temalı bağımsız yapımlar boy göstermeye başlamış ve bir dizi insan ilişkilerinin konu olarak vurgulandığı filmlerle (açık saçık gösterimden ziyade) birlikte bu tema yeni bir hal almaya başlamıştır.

Hatachi No Binetsu

Bunlar arasında dikkate değer yapımlar Hatachi No Binetsu dan bir tanesi Matsuoka Joji’nin Karakara Hikaru (Radi- ant Light-1992)’dur. Film ayarlanmış bir evlilikten sonra, kadının kocası- nın gay ilişkilerini sürdürmesine izin vermesini anlatmaktadır. Bir diğer yapım ise Nakajima Takehiro’nun bir kadının eşcinsel erkeklerle arkadaş olup, onların kendi dairesinde seks yapmalarına müsaade etmesini konu alan Okoge (1992) adlı filmidir. Eşcinsel pornosunun ciddi olarak ilk alkışı aldığı yapım ise Yamazaki Kuninori’nin 1993 yapımı Soshite Bokura Wa Kawatta (Thats When Things Changed) filmidir. Film inşaat grubu içerisindeki iki eşcinsel erkeğin ilişkisini dürüstçe tasvir ederken onları dezavantajlı bir bakışla yansıtmaktadır. Bu yönde en büyük kamu ilgisi ise Nihon 1993 Telebi’nin 1993 yapımı Dosokai yapımıyla yakalanmıştır. Bununla birlikte kendini eşcinsel olarak tanımlayan yönetmenlerin ve bu temadaki yapımlarının yolu açılarak Hashiguchi Ryousuke‘nin Hatachi No Binetsu (Slight Fever of a Twenty Years Old, 1993) ve Nagisa no Sindband (Like Grains of the Sand, 1995) gibi filmler yapılmıştır. Nagisa no Sindband filmiyle yönetmen Rotterdam Film Festivalinde ‘’Grand Prix Ödülünü’’ kazanırken bu başarıyla Japonya eşcinsel filmleri ile uluslararası söylemde kendine yer edinmiştir. Uluslararası arenada tanınmış bir diğer eşcinsel ise yönetmen ise Oki Hiroyuki’dir. Yönetmen erotik ve içe kapanık Anata ga Suki Desu, Daisuki Desu (I Like You, I Like You Very Much, 1994) gibi filmlerle porno piyasasında yükselmiştir. Japonya’daki eşcinsel yaşamı anlatan film 1994 Pink Grand Prix töreninde “Gümüş Ödül” almıştır.

Love My Life

1990’larla birlikte eşcinsel temasının üzerine düşülmeye başlanmış, milenyum çağında dünyadaki eşcinsel kesimin sesini duyurması ve top- lumda kimlik kazanmasıyla da queer yapımlara ilgi daha da artmıştır. 2000’li yılların önemli queer yapımları; Ryousuke Hashiguchi’nin bekâr bir kadının hamile kalmak için gay bir çiftten yardım istemesini konu edinen Hush! (2001)filmidir. Bir diğeri 2005 yapımı Kudo Kankuro’nun Edo döneminde birbirini tutkuyla seven iki adamı konu edindiği Yaji and Kita: The Midnight Pilgrims filmidir. Takeshi Miike’ın 2006 yapımı Masaki Ato’nun romanına dayanan 4.6 Billion Year Love (Big Bang Love Juvenile A) diğer önemli filmler arasındadır. Bir cinayet soruşturmasında tutuklanan genç ve hücre arkadaşı üzerinden şekillenmektedir. Jun’un hücre arkadaşı Shiro’yu öldürmesinin ardından polis derin soruşturma içine girer ve aslında hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını ve ikilinin arasında romantik bir ilişkinin olduğunu fark eder. Bir diğer yapım, Koji Kawano’nun iki üniversiteli genç kadının ilişkisini anlatan josei mangasından esinlenen Love My Life (2007) adlı filmidir.
2000 sonrası sinemasında karşımıza gelen manga, anime kaynaklı live-action filmlerine Ichi the Killer (Takashi Miike, 2001), Azumi (Ryu- hei Kitamura, 2003), Nana (Kentaro Otani, 2005), Tokyo Zombie(Sakichi Sato, 2005, Japan), Honey and Clover (Masahiro Takada, 2006), Sakuran (Mika Ninagawa, 2006), Death Note (Shusuke Kaneto, 2006), Crows Zero (Takashi Miike, 2007, 2009), Air Doll (Hirokazu Koreeda, 2009), From Me to You (Naoto Kumazawa, 2010), Himizu (Sion Sono, 2011), Gantz (Shinsuke Sato, 2011), Rurouni Kenshin üçlemesi (Keishi Ohtomo 2012, 2014), Parasyte (Takeshi Yamazaki, 2014), As the Gods Will (Takashi Miike, 2014), Our Little Sister (Hirokazu Koreeda, 2015) vb. örnek olarak gösterilebilir.

Dolls

2000 yılları ortaya çıkan live-action ve queer dışındaki yapımlardan biri Takeshi Kitano’nun 2002 yapımı birbirine kırmızı bir iple bağlı, iç içe geçmiş üç hikâyeden oluşan Dolls filmi ise eski aşkını arayan bir yakuza, herkesin karşı çıktığı aşklarına sahip çıkmak için kendilerini kırmı- zı bir iple birbirine bağlayan iki âşık, hayran olduğu pop yıldızına ulaş- mak isteyen bir adamın bitmek bilmeyen yolculuğu ve beraberinde hü- zünlü bir Japon masalını anlamaktadır. Bir diğeri yine Takeshi Kitano’ nun 2003 yapımı Feodal Japonya’yı ve 19.yüzyılın acımasızlığını vurgulayan filmi Zatoichi, 2003 yılında Venedik ve Toronto’da; 2004 yılında ise Rotterdam ve Sundance Film Festivallerine katılmış ve ödül kazanmıştır. Yönetmen Katsuhito Ishii’nin 2004 yapımı The Taste of The Tea filmi, herkesin kendine has gariplikleri olan altı kişilik Haruno ailesini ve tuhaf karakterlerini konu edinmektedir.

The Academy of Motion Picture Arts and Sciences will expand its three-month celebration of anime with a screening of the 2002 Oscar¨-winning animated feature ÒSpirited AwayÓ on Friday, July 17, at 7:30 p.m., and ÒA Tribute to Animation Master Hayao MiyazakiÓ on Tuesday, July 28, at 7:30 p.m. Both events will take place at the AcademyÕs Samuel Goldwyn Theater and will include extended gallery hours for the AcademyÕs ongoing exhibition ÒANIME! High Art Ð Pop Culture.Ó
Pictured here: SPIRITED AWAY, 2002.

Birçok ödül kazanan aynı zamanda Oscar kazanan ilk anime olan Hayao Miyazaki’nin 2004 yapımı animasyon filmi Spirited Away filminde, Chiro ve ailesinin bir gün yeni evlerine taşınmak için çıktıkları yolda karşılarına esrarengiz bir yol çıkar ve yolun ucunda ana kahraman Chiro esrarengiz bir dünyaya sürüklenir. Film, 2003 yılında “Uzun Metrajlı En İyi Animasyon Filmi” Oscar’ını kazanan Stüdyo Ghibli yapımı Japon animasyon filmidir. Dönemin bir diğer yapımı, 2005 yapımı Yamashita Nabuhiro’nun filmi Linda Linda Linda, okul festivalinden önce şarkı söylemeyi öğrenmeye çalışan bir kız müzik grubunu ele almaktadır. 2008 yapımı Kiyoshi Kurosawa’nın filmi Tokyo Sonata, sıradan bir Japon ailesinin, aile reisinin önemli bir şirkette işini kaybetmesinden sonra parçalanışını anlatır. Film 2008’de Cannes, Toronto ve San Sebastian Film Festivallerinde, 2009’da da Rotterdam Film Festivali’nde ödül kazanmıştır. Yine bu dönemin bir diğer yapımı, Hirokazu Koreeda’nın Still Walking (Aruitemo Aruitemo, 2008) filmidir. Zaman ve yaşamın herkesi değiştirdiği olgusunu hassas bir biçimde ele alan filmde, aile üyelerinden birinin ölümü üzerine bir araya gelen aile fertleri, büyüdükleri ve ebeveynlerinin yıllardır yaşadığı evde bir yaz günü bir araya gelmesini ve ilişkilerinde gelişen durumları konu edinmektedir. Shunji Iwai’nin yönettiği All About Lily Chou Chou filmi ticari bir başarı elde edemese de, 2001 yılında Berlin, Yokohama ve Şangay Film Festivallerinde onurlandırılmıştır. Kadın yönetmen Naomi Kawase’nin filmi The Mourning Forest,2007 yılında Cannes’da Grand Prix ödülünü kazanmıştır. Hayao Miyazaki’nin animasyon filmi Spirited Away birçok ödül kazanırken aynı şekilde Howl’s Moving Castle ve Ponyo filmi de bu başarıyı takip etmiştir.

All About Lily Chou Chou

Bunlar dışında bu dönemde ele alınan diğer önemli yapımlar: United Red Army (Koji Wakamatsu, 2007), Shara (Naomi Kawase, 2003), The Rebirth (Masahiro Kobayashi, 2007), It’s Only Talk (Ryuichi Hiroki, 2005), Eureka (Shinji Aoyama, 2000), Sweet Little Lies(Hitoshi Yazaki, 2010), Blue Spring (Toshiaki Toyoda, 2001), Sway (Miwa Nishikawa, 2006), Moon and Cherry (Yuki Tanada, 2004), Campaign (Kazuhiro Soda, 2007), Bright Future (Kiyoshi Kurosawa, 2003), Blood and Bones (Yoichi Sai, 2004), Tokyo Sora (Hiroshi Ishikawa, 2002), Millennium Actress (Satoshi Kon, 2001), Visitor Q (Takeshi Miike, 2001), All About Lily Chou-Chou (Shunji Iwai, 2001), Howl’s Moving Castle (Hayao Miyazaki, 2004), The Secret World of Arrietty (Hiromasa Yonebayashi, 2010), Summer Wars (Mamoru Hosoda, 2009), Paprika (Satoshi Kon, 2006), Cat Soup (Tatsuo Sato, 2001), Pistol Opera (Seijun Suzuki, 2001), Tony Takitani (Jun Ichikawa, 2004), Fine, Totally Fine (Yousuke Fujita, 2008), Sad Vacation (Shinji Aoyama, 2007), Princess Raccoon (Seijin Suzuki, 2005), Villon’s Wife (Kichitaro Negishi, 2010), Departu- res (Youjirou Takita, 2008).

*Bu yazı Başlangıçtan Günümüze Japon Sineması adlı kitapta yayınlanmıştır.



Yıldızlı gecelerin peşinde bir Van Gogh aşığı...


Translate »